header image
    Twitter yüklenirken lütfen bekleyiniz Osman Sınav Fan Twitter
Son Güncel Duyuruları Osman Sınav Twitter'dan Takip Edebilirsiniz!
7000'i aşkın Osman Sınav Fan Hayranları arasına katılmak için Tıklayınız!
Osman Sınav Fan Hayranları Facebook Sayfası için Tıklayınız!

parsDeliyürek Bumerang Cehennemi ile büyük istihbarat örgütlerinin bölgemizdeki savaşlarını anlatan Osman Sınav, Pars: Kiraz Operasyonu’yla bu kez geniş bir alana sahip uyuşturucu trafiğini gözaltına alıyor. Bol aksiyonlu film, kendi kültür değerlerinden koparılmış ve eklemlendiği modern hayatın boşlukta bıraktığı bireylerin, petrolden daha çok gelir getiren uyuşturucunun pençesinden nasıl kurtulacağı sorusunu da orta yere bırakıyor.

BÜNYAMİN YILMAZTürk sineması neden Hollywood gibi çarpıcı filmler yapamıyor diyenlerin gözü aydın. Osman Sınav, yüksek beklentinin farkında olan bir yönetmen. Tamam, aksiyon sahnelerinde hepimizin adeta ezberlediği bazı filmlerden ödünç alınmış bölümlerle karşılaşıyoruz ama onca tehlikeyi göze alıp çıtayı yükselten bir film beklentisi sanırım çoğumuzda oluşmamıştı.
Osman Sınav’ın sinemacı yönünü bugüne kadar hep atladık. Bunda elbet Sınav’ın da payı var. Kapıları Açmak adlı filminin yıllar önce Altın Portakal’dan ödül aldığını ama vizyon şansı bulamadığını biliyoruz, o kadar. Deliyürek Bumerang Cehennemi ise dizileriyle farklı bir alandan yürüyen Sınav için anlamlı bir denemeydi. Kendi kurallarını kendi koyan, piyasanın bilinen kalıplarına pek itibar etmeyen Sınav için her bir dizi, ortaya güçlü bir kahraman karakter çıkarttı. Bugün Kenan İmirzalıoğlu’nun iyi işler çıkarmasının altında yatan sebep, iyi bir ‘Osman Sınav güveni’ duygusuyla olgunlaşmasında yatıyor. Kurtlar Vadisi’nin Necati Şaşmaz’ı Polat Alemdar ise adeta sıfırdan oluşturulmuş önemli bir karakter. Bugün her ne kadar ayrı ekipler halinde çalışsalar da Kurtlar Vadisi’nin konseptinin sağlam bir doğumla oluşması, diziyi tüm badirelere dayanıklı hale getirdi. Acı Hayat dizisi ise reytinglerin efendisi olarak televizyonda gücünü ortaya koymaya devam ediyor. Osman Sınav’ın belki de bugüne kadar yaptığı işlerdeki tek defosu Kapıları Açmak dizisi oldu. Benim için çok anlamlı bir diziydi Kapıları Açmak. Yayından reyting getirmiyor diye kaldırılan dizinin bütün bölümlerini izledim. Acaba reytingle çalışmayan orta bir tv kanalında yayınlansaydı da reytinge kurban edilmeseydi dediğim bir dizi oldu sonuçta.
Güçlü devletlerin istihbarat örgütlerinin cirit attığı Güneydoğu’daki terör oyununu perdeye Deliyürek: Bumerang Cehennemi’yle getiren Osman Sınav bu kez ülkemizi ara durak haline getiren ve gittikçe etkisi altına alan uyuşturucu trafiğine eğiliyor Pars’ta. Başroldeki Mehmet Kurtuluş dört dilde oynayabilen yetenekli bir sanatçı. Almanya’da büyümüş, daha çok Fatih Akın filmleriyle tanınmış güçlü bir oyuncu. Pars’ın devamı gelecekse bunda Kurtuluş’un oyunculuğunun payı yüksek.
Pars: Kiraz Operasyonu dünyayı gittikçe etkisi altına alan uyuşturucunun petrolden daha büyük gelir getirdiğini ortaya koyuyor. Bu bilgi bir belgesel boyutlarıyla önümüze gelmiyor, sinemanın çarpıcı gücünü kullanıyor ve mesajını kör gözüm parmağına vermiyor. Türkiye’deki sistemin işlerliği ya da işlemezliği hakkında da fikir veriyor Pars. Büyük operasyona girişecek olan Narkotikçi komiser Atillla’nın önü sermaye gücünü yöneten kirli para patronlarının girişimiyle kesilmek isteniyor. Babasını ve annesini bir baskın sonrası muhbirin silahından çıkan mermiyle kaybeden Atilla, bir yandan kardeşini korurken bir yandan da uyuşturucu trafiğini yakından izleyerek gençleri pençesine düşüren uyuşturucu ağından kurtarmaya çalışır. Çocukluğundan itibaren babasının katilini bulma ihtimalini ise aklından çıkarmaz Atilla. Hayırsever işadamı pozlarıyla ilköğretim okulu temeli atan ve okul yaptıran işadamının babasının katili Haşhaşi, sevdiği kız arkadaşını kurtarmak için kavga ettiği okul arkadaşlarınca katledilen kardeşinin de katilidir bir anlamda. Gerisi sağlam bir aksiyon filmi tadında gelişiyor. Osman Sınav kahramanını iki kadının aşkı arasında kıstırıyor, tıpkı Kapıları Açmak’taki, tıpkı, Acı Hayat’taki, tıpkı Deli Yürek’teki, tıpkı Kurtlar Vadisi’ndeki gibi…
Filmin oluşma öyküsü ise çok ilginç. Osman Sınav’ın 17 yaşındaki oğlunun yaşadığı bir hadise, konuya eğilmesini sağlıyor. Bir midye dolma satıcısından midye istediğinde midyeci incili mi, incisiz mi olsun diye sorar. O gün baba oğul anlarlar ki sokak başlarında, okul yakınlarında satış yapan seyyarlarda uyuşturucu hapları satılmaktadır. Artık ortaöğretime kadar inen uyuşturucu tehlikesi gittikçe büyümektedir. Osman Sınav bu kaygısını aksiyonu yüksek bir filme dönüştürür. Pars, uyuşturucunun toplumu ne hale getirdiğini çarpıcı bir hikayeyle aktarıyor. Uyuşturucu haplarının bir adım ötesi, sapkınlıktır, şiddettir ve tehlikedir!
Gelelim oyunculuklara. Pars’ta dikkatimi çeken, Haşhaşi’nin işadamı dönemini oynayan Murat Daltaban’ın, yıllar öncesinin şivesini bazı sahnelerde tekrarlaması bazı sahnelerde ise düzgün bir Türkçeyle konuşması. Daltaban’ın oyunculuğu, tiyatro sahnelerinde izlediğimiz güçlü oyunculuğun devam ettiğini gösteriyor. Film her ne kadar ‘aman bulaşmayın, uyuşturucu kötüdür, şu ülkeden şu ülkeye kadar bir hat vardır, bu tehlike toplumları esir alıyor, önlem alalım’ dese de bu mesajını cinsel içerikli sahneyle gölgeliyor. Uyuşturucu partisi ve evdeki sapkınlık Pars’ta çok açık verilmeseydi film çok şey kaybetmezdi diye düşünüyorum. Seyir zevki yüksek, böylesine iyi oluşturulmuş filmin abartılı bir ‘parça’yla seyirci sayısını yükseltmeye hiç mi hiç ihtiyacı yoktu.
Hollywood meraklılarını tatmin edecek aksiyon sahnelerini bir yana bıraksak bile önemli mesajlar içeren ve devamını bekleten bir filmle karşı karşıya olduğumuz gerçeği değişmez. Osman Sınav titizliğiyle oluşturulmuş Pars, sert bir film. Ve galiba Türkiye, bölgemiz ve dahi dünya gittikçe sertleşiyor. Acımasızlık gün geçtikçe hepimize bulaşıyor. İşgallerin oluşturduğu travma İslam ülkelerini mahvederken, Batı ise modern hayat bunalımlarının pençesinde. İnci Çayırlı geçtiğimiz günlerde gereksiz bir yarışma programının jüriliğinden ayrıldıktan sonra bir röportajda şöyle bir cümle kurmuştu: “Türkiye’yi reyting mahvedecek.” Medya artık şiddetin ve cinselliğin bir parçası. Medyanın toplumsal sorumluluktan kaçındığını, ortaya konan programlar gösteriyor. Doğu’yla Batı arasında sıkışmış bir Türkiye’nin mahvını hazırlayan eğlence dünyası, gittikçe yaşadığımız hayat haline geliyor. Bu yozlaşmadan ne yazık ki dindarlar da nasibini alıyor. Pars bu yüzden önemli. Bugün ‘bana bulaşmaz’ dediğiniz tehlike yarın çocuklarınızı okul önlerinde yakalayabilir ve ‘gençliğimizi’ mahvedebilir. Bu konuları düşünmek için yarın çok geç olabilir.
Türkiye, bu boyumuzu aşan sorunların bir parçası haline gelmeye devam ederken Osman Sınav’a da galiba Pars’ın devamını çekmek düşecek.
Kapıları Açmak daha kolay olsaydı, güzel olmaz mıydı?

Etiketler: , , ,

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunlarıda Okudular