header image
    Twitter yüklenirken lütfen bekleyiniz Osman Sınav Fan Twitter
Son Güncel Duyuruları Osman Sınav Twitter'dan Takip Edebilirsiniz!
7000'i aşkın Osman Sınav Fan Hayranları arasına katılmak için Tıklayınız!
Osman Sınav Fan Hayranları Facebook Sayfası için Tıklayınız!

pars Doğrusu insan şaşırıyor: Nerde bir zamanlar Kapıları Açmak (Daha sonra aynı isimle bir de dizi çekti), Yalancı gibi TRT çatısı altında yapılmış küçük, psikolojik ağırlıklı filmlerin yönetmeni Osman Sınav; nerde bugünün Deli Yürek ve şimdi karşımızdaki 4 milyon dolarlık bütçesi olduğu söylenen filmle, sinemamızın en pahalı aksiyon filmlerine sıvanmış iddialı yönetmeni Osman Sınav? Aynı değişimi, Serdar Akar da yaşamadı mı? Bunu illa kötü yönde bir değişim diye söylemiyorum. Bu sonuçta bir tercih sorunudur. Tür sineması ve kitleye dönük filmler de önemlidir. Ve her yönetmen elbette eninde sonunda kendi kartvizitini seçer. Yeter ki yaptığı işler türünün iyileri olsun… Pars: Kiraz Operasyonu, bu açıdan önemli ve temelde olumlu bir örnek. Gerçi bizim (sinema yazarları) gibi bu türün sayısız örneğini izleyegelmiş ve üstelik tür sinemasına genelde yukarıdan bakan bir grubu çok heyecanlandıracak bir yanı yok. Ama seyirciye beklediklerini veren, türünün, bizde yapılagelmiş en iyi örneklerinden biri olduğuna da kuşku yok. Finalde verilen özet bilgilerin ışığında, daha da yaşamsal gözüken bir konuya değiniyor film: Uyuşturucu sorunu. Eğer gerçekten de Afganistan’da çıktığında kilosu en fazla 500 dolardan satılan bir mal, Türkiye üzerinden geçip New York’a ulaştığında kilosu 500 bin dolardan satılıyorsa, bu işte dönen paranın büyüklüğü karşısında dehşete düşmemek mümkün mü? Ve dünyada petrolden bile daha kârlı olan bu ticarete engel olma umudu var mı? Ama yine de bunu deneyenler var. Deneyimli polis babası, annesiyle birlikte gözlerinin önünde vurulmuş olan Atilla, büyüyünce baba mesleğini seçer ve narkotik şubenin etkin bir elemanı olur. Uyuşturucu trafiğine karşı yardımcısı Asena ile birlikte amansız bir savaş açan gözüpek polis, büyük patron Haşhaşi’ye dek uzanır. Ama işin orada bitmediği ve Haşhaşi aracılığıyla Amsterdam piyasasına ulaştığı ortaya çıkar. Öte yandan, ailesinden hayatta kalan tek birey olan sevgili kardeşini, yine uyuşturucuyla ilişkili bir cinayette kaybeden Atilla, örgütle arasının bozuk olmasına karşın bu işi takip edecek ve sonuçlandıracaktır. Ama elbette bu, korkunç ticaretin kesin sonu demek değildir. O yine önlenemez bir nehir gibi akmaya devam edecek ve de aynı konuda bize şimdiden vaat edilen iki-üç film daha ortaya çıkacaktır. 140 dakikalık bu hayli uzun film, Sınav’ın artık bilinen tekniğiyle, hızlı ve ustaca anlatılmış bir maceraya dönüşüyor. Bu türdeki becerisini özellikle yıllarca süren Deli Yürek dizisiyle kazanmış olan, 60 yaşının eşiğindeki yönetmenimiz, bize genelde türün gereklerini yerine getiren ve evrensel standartlara erişen bir film sunuyor. Özellikle baştaki otoyol üzerinde TIR takibi ve finaldeki vuruşma gibi bölümler, gayet inandırıcı… Bir aksiyon filminin, aslında sınırlı kapsamı içinde bile olsa, belli bir sinema tadı var filmde… Sınav bize kimi başdöndürücü kamera hareketleri de sunuyor. Örneğin bir cenazenin üzerinde dönüp durduktan sonra bir odanın içine kayan ve matem içindeki Atilla’nın yüzünde noktalanan çekim. Ya da finalde, tüm Boğaz’ı taradıktan sonra, kardeşinin mezarı başında ağlayan Atilla’ya ulaşan kamera. Bu sahneler ve yer yer görülen havadan çekimler, son derece etkileyici. Ne yazık ki bu gibi usta işi sahneler, ancak yer yer filme katılıyor. Hemen herkesin bize, 16 yıllık bir aranın böldüğü hikâyede göründüğü filmde temel sorun, karakterlerin fiziklerinin, kolay kabul edilemeyecek kadar değişmiş olması. Başta asıl kahraman Atilla olmak üzere, birçok kişinin ilk görünümü, 16 yıl sonrasıyla çakışmıyor. Haşhaşi için de bu söylenebilir, işini ona bırakıp kaçan ve sonradan Selçuk Yöntem’e dönüşmüş halini gördüğümüz tıfıl patron için de… Bu casting’ (oyuncu seçimi) hatası, filmi biraz zedeliyor. Öte yandan, ikisi de yabancıya emanet edilmiş olan görüntü ve müzik çalışmasının kusursuza yakın olduğunu belirtmek gerekir. Pars: Kiraz Operasyonu, türünde sinemamızı Batı standartlarına yaklaştıran iyi bir eğlencelik. Beğenenler, sanırım devam filmlerini de merakla bekleyecek .

Pars: Kiraz Operasyonu * * *
Yönetmen:
Osman Sınav/
Senaryo: Osman Sınav, Aybars Bora Kahyaoğlu/
Görüntü: Torben Forsberg/
Müzik: Sırcan Kurpjel/
Oyuncular: Mehmet Kurtuluş, Nida Şafak, Murat Daltaban, Udo Kier, Pelin Batu, Haluk Piyes, Selçuk Yöntem, Uğur Polat, Duygu Şen, Eray Demirkol/ Sinegraf Film yapımı.

Etiketler: , , , , , , ,

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunlarıda Okudular