header image
    Twitter yüklenirken lütfen bekleyiniz Osman Sınav Fan Twitter
Son Güncel Duyuruları Osman Sınav Twitter'dan Takip Edebilirsiniz!
7000'i aşkın Osman Sınav Fan Hayranları arasına katılmak için Tıklayınız!
Osman Sınav Fan Hayranları Facebook Sayfası için Tıklayınız!

Önümüzdeki haftalarda atv’de yayınlanacak Masumlar adlı dizide ne kızına ilgisini bildiği belalısından ne de kızından vazgeçen bir pavyon şarkıcısını canlandıran oyuncu Hatice Aslan, “Her oyuncunun hayalinde bir müzikalde oynamak vardır, ama müzik gerçekten ciddi iştir, ustalık ister,” diyor..

İlk sinema filmi Üç Maymun’un yarattığı güçlü esintiyle Cannes’a kadar giden, 25 yıllık devlet tiyatrosu sanatçısı Hatice Aslan’la, atv’de izleyeceğimiz Masumlar dizisinin Galata’daki setinde buluştuk. Osman Sınav’ın senaryosunu yazıp, yönettiği dizide kızı, artık evli olan eski aşkıyla karşılaşınca olayların onu da içine çektiği bir pavyon şarkıcısı rolünde Aslan. Üstelik belalısı olan erkeğin, kızına da ilgisinin farkında olan bir anne. Özgü Namal, Demet Evgar, Burak Sergen’in de rol aldığı Masumlar’ın dramatik bir hikâyesi var, ama Aslan için en güzel tarafı kendi sesiyle şarkı da söyleyebilecek olması. Sanatçı, “Sarı saçlar sizi çok genç göstermiş,” dediğimde, “47 yaşında ne kadar genç görünülürse,” diyecek kadar kendiyle barışık…

hatice-aslan.jpg - Dizinin sesli çekilmesine sevinmiş olmalısınız, istediğiniz kadar şarkı söyleyebileceksiniz…
- Evet, şarkı söylemeyi seviyorum, ama müzisyenlik ayrı bir şey. İlkokulda koroya başladım, lisede Türk sanat müziği ve halk müziği grubumuz vardı. Konservatuvarda şan hocam Cemil Sökmen bana takılırdı “Seni şan bölümüne alacağım,” diye. Ben de “Ne olur yapmayın hocam, tiyatroda kalmak, oyuncu olmak istiyorum,” derdim. Her oyuncunun hayali de müzikalde oynamaktır.

- Bir Hatice Aslan albümü çıkar mı bu diziden, ne dersiniz?
- Estağfurullah, bunun için gerçekten ayrı bir eğitim, ustalık gerekiyor. Arkadaşlarım için bir CD yapabilirim ama o iş çok ciddi.

- Necla dizide ağırlığı olan bir rol mü?
- Her bölümde var, ama genelde gençlerin üzerinde dönen bir dizi. Demet Evgar’ın oynadığı roldeki Başak’ın annesi, bir hayat kadını Necla. Çevreden dışlanma da var. Anne ile kızını apartmandan atmaya çalışıyorlar. Kadının söylediği çok hoş bir söz var: “Namussuz kim? Kime göre namussuz? Ben tek başıma mı yapıyorum bu namussuzluğu?” diyor. Çünkü Kaan’ın babasıyla Necla arasında bir ilişki olmuş…

- Siz annenizle birlikte mi yaşıyorsunuz?
- Birlikteydik ama şimdi Ankara’da, İstanbul’a getiremiyoruz. Onun eski muhiti Ankara, burada sıkıldı. “Niye kimse gelip, gitmiyor? Komşuluk yok,” diyor. “O eskide kaldı,” diyorum.

- Dokuz kardeşli bir evde büyümenin şartları çok zor muydu?
- Zorun farkında değildik. Annem bir gün önümüze salça koyardı yerdik, öbür gün kavurma koyardı. O bunu dramatik hale getirmediği için bize de normal gelirdi. Kuru ekmek bile yiyorduk, “Bugün böyleymiş demek ki,” diyorduk.

Nuri bey benim için çok özel
- Nuri Bilge Ceylan ile yeni bir film çekmeyi düşünür müsünüz?
masumlar-dizisi-8.jpg - Tabii ki neden olmasın, keşke olsa. Nuri Bey benim için çok özel, çünkü ilk sinema filmi yaptığım yönetmenim ve çok da memnun kalarak çalıştık. Bir yolculuğa çıktık beraber, hâlâ da bu yolculuk devam ediyor. Bitmeyen bir şey, güzel bir rüzgâr.

- Başka hangi yönetmenlerle oynamak istersiniz?
- Hepsi çok yetenekli ve değerli. Çok güzel filmler çıkarıyorlar. Özcan Alper’in Sonbahar’ı, Reha Erdem’in Hayat Var’ı çok etkileyici filmler. Ferzan Özpetek’in sineması önemli. Yeter ki imkân olsun, yönetmen çok…

Erkeklerin cesareti az
Bir oğlunuz, bir de manevi kızınız var. Başka çocuk evlat edinmeyi düşünüyor musunuz?
- Yanımda bir eşim olmadığı sürece böyle bir duruma girişmem. Tek başına, bekâr anneliğe karşıyım. Çünkü çocuğun bir baba ve anne figürü olmalı. Çocuk, bu üçgende büyüdüğü zaman ileride daha sağlıklı oluyor.

- Evlenirseniz, olabilir yani…
- Şimdi oğlum Ekin’le beraber bir hayat sürdürüyoruz, ama bu hayatımı yalnız geçireceğim demek değil. Erkeklerin cesaretinin daha az olduğu bir dönemdeyiz. Çünkü sanki kadın ve erkek rolleri biraz değişti. Kadın daha atak duruma geçti, o yüzden avcıavlanan durumu değişti, kafalar karıştı. Kadın erkek hepimiz çok daha maymun iştahlı bir dönemdeyiz. Hani onu da seviyoruz, bunu da seviyoruz, öbürü de fena değilmiş durumundayız.

- Tiyatro oyuncusu Ece Dizdar’ın manevi sorumluluğunu üstlendiğinizde, evli miydiniz?
- Evliliğimin son zamanlarıydı ama Ece zaten büyüktü, üniversitede halkla ilişkiler son sınıftaydı, sonra da Londra’da tiyatro okudu.

- Onun tiyatroyu seçmesinde sizin de etkiniz oldu mu?
- Ece, anne ve babasıyla Belçika’da yaşadığı orta okul yıllarında müzikallerde oynuyormuş, tiyatroya ilgisi varmış. Çok yetenekli ve güzel bir kız. Kendi ayakları üzerinde durabilecek bir kişiliğe sahip. Mehmet Ergen Tiyatrosu’nda ve Tiyatro Dot’ta. Ben de Dot’ta, Vur Yağmala Yeniden projesinde, Mahşer’de oynuyorum.

Hâlâ aşk umudum var
İki kez evlendiğiniz halde âşık olmadığınızı söylüyorsunuz bir röportajda, inanamadığım için ben de soracağım; hiç âşık olmadınız mı gerçekten?
- “Aşkın tarifi buysa, ben hiç âşık olmadım,” dedim. Aşkın tarifi olmadığını düşünüyorum. Aşkın ne olduğunu bilmiyorum gerçekten. Çünkü o tariflerde fırtınalar kopuyor.

- Eskilerin tabiriyle ‘Aşk evliliği’ değil miydi sizin evlilikleriniz?
- Tabii ki öyledir, seviyordum. Ama benim için hiçbir şey vazgeçilmez değildir. Hayatta her şey olabilir, keskin kurallarım yok. Hayat boyunca bize bir sürü şey öğretilir ya, ben onların doğruluğunu sorgularım hep. O kuralların bize ne kadar uyduğuna bakalım. Çünkü uyuyorsa mutlu eder, uymuyorsa mutsuz.

- Âşık olmak için hâlâ bir umudunuz var gibi…
- Tabii. İki tarafın da birbirini sevdiği bir ilişki…

Kaynak-Sabah gazetesi

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunlarıda Okudular