header image
    Twitter yüklenirken lütfen bekleyiniz Osman Sınav Fan Twitter
Son Güncel Duyuruları Osman Sınav Twitter'dan Takip Edebilirsiniz!
7000'i aşkın Osman Sınav Fan Hayranları arasına katılmak için Tıklayınız!
Osman Sınav Fan Hayranları Facebook Sayfası için Tıklayınız!

Deli Yürek Bumerang Cehennemi filmi yayınlanacağı dönemde Sabah Gazetesi yazarlarından Nuriye Akman’ın Osman Sınav ile yaptığı röportaj. Yönetmen Osman Sınav, TV dizisi ‘Deli Yürek’i beyazperdeye taşıdı. Filmle amaç ‘devletin gülümseyen yüzü’ Gaffar Okkan’ın suikastından yola çıkarak Güneydoğu bölgesindeki dramı anlatmak. İlk gösterim Diyarbakır’da olacak.

TV dizisi Deli yürek, beyazperdeye taşındı. Yönetmen Osman Sınav, “Yusuf Miroğlu” karakterini canlandıran Kenan İmirzalıoğlu ile bu kez bir güneydoğu hikâyesi anlatacak.

Filminizde Gaffar Okkan olduğu için, öykünüzü dinlemeye hazırım.

Bu röportajı öncelikle size vermek istememin nedeni hem Gaffar Okkan’la son röportajı yapmış olmanız hem de 1993′te Şırnak komutanı Mete Sayar Paşa ile yaptığınız bir röportajın hikâyemize katkıları oldu. Film Yusuf Miroğlu karakterinin yaşadığı bir Güneydoğu hikâyesi.

deliyurek_bumerang_cehannemi_2

Peki, Gaffar Okkan kim bu filmde?

Gaffar Okkan yok. Suikastten yola çıkarak Güneydoğu’da yaşanılan dramı görmeye çalışıyoruz. Filmde, Yusuf Miroğlu’nun Diyarbakır’da düğününe gittiği asker arkadaşı, Gaffar Okkan’la yakınlığı olan birisi. Bu iki arkadaş beş yıl önce askerliklerini yaptıkları sırada PKK’yla çatışmada bir arkadaşlarını kaybediyorlar. İçlerinden biri nişanlısını görmeye gittiğinde kayınbiraderin ölümüyle karşılaşıyor. O da PKK’nın tarafındaymış. Gaffar Okkan bu iki düşman aileyi barıştırmış ve evleniyorlar.

Böyle bir şey gerçekte yok değil mi?

Hayır, sinema yapıyoruz. Bu kurmaca. Gaffar Okkan’ın halkla iletişimini ve suikastın arkasında ne olabileceği üzerine bir tez geliştiriyorum.

Ama ne bir tarihçi, ne bir terör uzmanısınız. Filminizin bir takım komplo teorileri üretmenin ötesinde gerçeğe bir katkısı olacak mı?

Bu ülkede yaşıyorum. Ne olup bittiğini az çok biliyorum. Sinemacı hayal satar, yaşanan olaylar üzerine.

Ne oluyor orada size göre?

Orası sadece ülkenin milli bir parçası değil, Ortadoğu’nun, Mezopotamya’nın merkezi. Uyuşturucu ve silah sanayinde kullanılan bir takım maddelerin kaçakçılığı olduğu sürece, bu bölgede dünyanın güçlüleri koşturacaklar. Filmin tezi şu: Bölgedeki bütün çıkar sahiplerinin birleştiği bir nokta var: Halkla devletin buluşmasını istemiyorlar. Gaffar Okkan’ın şahsına devlet halka gülümsüyordu. Devletin gülümseyen yüzünü kimse istemiyor halk dışında.

TERÖR KARANLIK İSTER

Gaffar Okkan bir sembol burada.

Halkla buluşmuş bir insan. PKK’lı da vardı onu seven, Hizbullahçı da, Arap da, Kürt de vardı. Bire bir, yüz yüze, burun buruna devletle halkı barıştırmış.

Bu da “cezalandırılması” için yeter diyorsunuz?

Ölmesinin tek sebebi bu bence. Bu buluşma olursa halk provakasyona kolay gelmez. Dolayısıyla terör beslenmez. Terör, karanlık, güvensiz bir ortam ister ki bulanık havada istediği gibi at koştursun.

Bu olayların yakın tarihteki başlangıcını neye dayandırıyorsunuz?

GAP’a. Biz ne zaman GAP konusunda düğmeye bastık, PKK başladı.

Filme göre orada terör nasıl durur?

Tek bir yolu var: Gaffar Okkanların çoğalması. Bölgeden her yıl 100 milyon dolarlık uyuşturucu geçiyor. Artı kırmızı civa, uranyum gibi silah sanayinde kullanılan maddeler geçiyor.

Asıl yol varlığın bütünlüğünün bilincine varmak. Yoksa istediğin kadar çoğalt Gaffar Okkan’ları…

Doğru. Kuzey Irak’ta kurulacak bir Kürt devleti kimin işine yarayacak? Nitekim de kuruldu, hatta paralarını basıyorlar. Halk neyle geçinecek? Yukarıdan helikopter gelecek, ekmek satacak, silah atacak ve gidecek. Elli sene savaş sürer. Bu her beş Kürt çocuğundan üçü ölecek demektir. Peki, Kürt halkı bunu istiyor mu? Hayvancılık dışında ne yapıyor?

Afganistan bugün uyuşturucu ticaretiyle yaşar. Ne var başka? Siz insanları yetiştirip gönderiyorsunuz. Ondan sonra da bu terör size dönüyor. Onun içinde “ötekini” silmesi gerekiyor bilinçaltından. Çünkü ne yaparsan kendine yapmış oluyorsun. Sinemacıysanız bunları anlatmalısınız.

Birlikte yaşamayı becermek gerek

Film çekimi 72 gün sürmüş. Bölge gerçeğine dair ne öğrendiniz?

Burada birlikte yaşamak ve birlikte mutlu olmak, provokasyona gelmemek gerekiyor. Başka çaresi de yok. Eğer birlikte yaşamayı beceremezsek, sürekli çatışma savaş olacak ve mutlu olamayacağız tezi var. Halk çok tedirgin. Kimse bildiğini ya da hissettiğini söylemiyor. Çünkü uzun yıllar boyunca karşısına PKK’lıyım diye gelmiş polis çıkmış. Mesela bir şey duydum beni dehşete düşürdü: CASA uçağının düştüğü yer Diyarbakır’dı biliyorsunuz. Bu olayla ilgili bir dedikodu yayılmaya başladı: “Gaffar Okkan’ı devlet öldürttü, failleri de bunlardı ve bunları da öldürttü ki ortaya çıkmasın.”

Sizi dehşete düşüren halkın böyle düşünmesi mi?

Evet. Çünkü bunun gerçek olma ihtimali diye bir şey ben düşünemiyorum. Olmaz çünkü şehit olan 34 kişinin her biri bir Gaffar Okkan’dı. Türkiye’nin zor yetiştirdiği 34 kişi. Bir gün önce onlar Irak’ta operasyondaymış. Döndükleri günden bir gün öncesinde ben Diyarbakır’da mekân bakmaya gitmiştim. Hürriyet Gazetesi’nin sürmanşetinde, “Kuzey Irak’ta kurulacak bir Kürt devleti savaş nedenidir” diye Dışişleri’nin bir açıklaması vardı. Oysa gündemde böyle bir gerginlik yoktu. Ertesi gün uçak düştü. O açıklamanın sürmanşet olduğu gün insanlar operasyondaydı. Ertesi sabah Ankara’ya gelmek üzere o uçağa bindiler ve o uçak düştü.

DÜNYA İZLESİN VE ANLASIN

Amerika’daki terör olayından sonra sizin filminiz, 11 Eylül öncesinin kalıplarıyla yapıldığı için bir adım geride mi kalmış olacak?

Bence olmayacak, tam tersi filmin perspektifi, ne demek istediğimiz daha iyi anlaşılacak. Türkiye’nin bu kadar yıldır yaşadığı terör belasının nerelere uzandığını şimdi biz ve dünya Amerika bombalandığı için yeniden ve daha iyi görecek.

Kaynak – Nuriye Akman – Sabah Gazetesi

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunlarıda Okudular