header image
    Twitter yüklenirken lütfen bekleyiniz Osman Sınav Fan Twitter
Son Güncel Duyuruları Osman Sınav Twitter'dan Takip Edebilirsiniz!
7000'i aşkın Osman Sınav Fan Hayranları arasına katılmak için Tıklayınız!
Osman Sınav Fan Hayranları Facebook Sayfası için Tıklayınız!

Bulgaryalı Ali ile lepiska saçlı Münire’nin sevdasını anlatan Uzun Hikâye, 12 Ekim itibariyle vizyonda. Mustafa Kutlu’nun aynı isimli eserinden uyarlanan ve Osman Sınav tarafından yönetilen filmin başrollerinde Kenan İmirzalıoğlu ile Tuğçe Kazaz var.

Filmin kahramanları o kasaba senin bu kasaba benim dolaşırken bir yandan da Anadolu’dan hayatların fotoğrafını çekiyor. Hepimizin bir kasabası, bir köyü var ve Osman Bey, sizinki Burdur Yeşilova mesela. Görüntü, daha doğrusu hayat nasıldı orada?
Osman Sınav: Hangi birini anlatayım? Harman yerinde uyudun mu hiç? Harmanın içine yatıp yıldızları sayarsın gece. Aniden çok uzaktan, yıldızların arasından bir şey geçer. Ben onu yıldız kayması zannetmiştim yıllarca. Uçak olduğunu çok sonra anladım. Uçak diye bir kavram yok ki! Torosların tepesinde tam dokuz ay kar altında kalan bir köy.

uzun-hikaye-skylife-2

Kenan İmirzalıoğlu: Ben de köyde büyüdüm. Ankara’nın Üçem Köyü. Harman yeri baharda yemyeşil olurdu. Yeni doğmuş yüzlerce kuzu böyle kartopu gibi salınırdı. Bir tanesi bir tarafa koşunca öbürleri de kırlangıç gibi peşinden… Çocukluğumun en güzel resmidir bu. Sonra kendi bahçemizde yetişen elma ve kayısıdan yemek…

Osman Sınav: Sen hiç erik çaldın mı?

Kenan İmirzalıoğlu: Erik çalmadım da bir keresinde ayva çaldım. Onda da istemiştim sahibinden, vermemişti. Bizim köyün muhtarının çok güzel ayvası vardı. Bir gün hanımı bahçedeydi “Nazmiye Hala, Nazmiye Hala bana bir tane ayva verir misin” diye seslendim. Kovaladı beni. Annem de hep “Oğlum bir şeyi ya evde ye ya da dışarı çıktığında gören herkese ikram et. Göz hakkıdır.” derdi. Ben de mantık yürüttüm: Bahçedeki ayvayı gözüm görüyor. İstedim. Nazmiye Hala vermedi. O zaman gözümün hakkı gereği o ayva bana vacip.

Tuğçe Hanım… Sizin oralarda neler olurdu?

Tuğçe Kazaz: Benim de yedi-sekiz yılım Ayvalık ve Edremit’te geçti. Kasaba hayatını düşününce aklıma hep özgürlük gelir. Okuldan çıkıp oyun oynamaya gitmek, denize girmek, çam ormanları, çay bahçeleri…

Uzun Hikâye’ye dönelim… Bu hikâyeyi film yapmak neden bu kadar uzun sürdü?

uzun-hikaye-skylife-3

Osman Sınav: Uzun Hikâye 11 yıldır aklımızdaydı aslında. Hatta kitabı okuması için taa o zamanlar vermiştim Kenan’a. Yıllarca kitaptaki ruhu yakalayamadık senaryoda. Bazı filmler böyledir, 8-10 yılda bir çıkar. Bu benim 10 yılda bir yapabileceğim bir film. Bu durum oyuncular için de geçerli. Bazı roller hayatta karşılarına bir kere çıkar. 11 yıl önce çekecektik diyoruz ya. Şimdi düşününce her şerde bir hayır var. İyi ki şimdi çektik. Çünkü şimdi her şey yerli yerine oturdu, nasıl denir, oldu!

Siz ikiniz anlaşmışsınız da, ya Münire?

Kenan İmirzalıoğlu: Münire kim olacak; bu bizim 11 yıllık sorumuz. Böyle büyülü bir kız olması lazım, lepiska saçlı, renkli gözlü…

Osman Sınav: Ali başından beri belli ama Münire yok.

Peki, nasıl bulundu?

Kenan İmirzalıoğlu: Osman Abi bir gün “Tuğçe Kazaz’la deneme çekimi yaptım” dedi. Ben tabii şaşırdım. Ama… Osman Abi, acele etme önce izle deyince… İzledik birlikte, gerçekten de Münire orada duruyor. Üzerinden bir gece geçti. Ertesi gün gazetede bir fotoğrafını gördüm Tuğçe’nin. Baktım, Münire orada da duruyor.

Tuğçe Hanım, işler sizin cephenizde nasıl ilerledi?

Tuğçe Kazaz: Ben en son 2007’de bir televizyon filmi yaptım. Sonrasında sadece modelliğe odaklandım.
2007-2012 yılları arasında elime yedi tane senaryo geçti ama hem ben çok kararlıydım hem de gönlümü çelen bir şey çıkmadı. Derken bir gün bir ajanstan telefon geldi, Uzun Hikâye için sizi düşünüyoruz diye. Senaryoyu okudum, heyecanlandım. Görüştük, deneme çekimi yaptık. Bir ay ses çıkmadı. Ben “Herhalde olmayacak, kısmet değilmiş” dedim. Filme iki hafta vardı, Osman Bey’in mesajı geldi: “Tebrik ederim, Münire sizin. İnşallah hepimiz için hayırlısı olur.”

UZUN HİKÂYE’NİN SENARYOSU VE MÜZİĞİ

Mustafa Kutlu’nun aynı isimli eserinden Yiğit Güralp’ın senaryolaştırdığı Uzun Hikâye’de Altan Erkekli, Güven Kıraç, Zafer Algöz, Cihat Tamer, Mahir Günşıray ve Mustafa Alabora gibi pek çok önemli oyuncu yer alıyor. Filmin müzikleri ise Ulaş Özdemir’e ait.

Filmin kahramanları o kasaba senin bu kasaba benim dolaşırken bir yandan da Anadolu’dan hayatların fotoğrafını çekiyor. Hepimizin bir kasabası, bir köyü var ve Osman Bey, sizinki Burdur Yeşilova mesela. Görüntü, daha doğrusu hayat nasıldı orada?
Osman Sınav: Hangi birini anlatayım? Harman yerinde uyudun mu hiç? Harmanın içine yatıp yıldızları sayarsın gece. Aniden çok uzaktan, yıldızların arasından bir şey geçer. Ben onu yıldız kayması zannetmiştim yıllarca. Uçak olduğunu çok sonra anladım. Uçak diye bir kavram yok ki! Torosların tepesinde tam dokuz ay kar altında kalan bir köy.

Kenan İmirzalıoğlu: Ben de köyde büyüdüm. Ankara’nın Üçem Köyü. Harman yeri baharda yemyeşil olurdu. Yeni doğmuş yüzlerce kuzu böyle kartopu gibi salınırdı. Bir tanesi bir tarafa koşunca öbürleri de kırlangıç gibi peşinden… Çocukluğumun en güzel resmidir bu. Sonra kendi bahçemizde yetişen elma ve kayısıdan yemek…

Osman Sınav: Sen hiç erik çaldın mı?

Kenan İmirzalıoğlu: Erik çalmadım da bir keresinde ayva çaldım. Onda da istemiştim sahibinden, vermemişti. Bizim köyün muhtarının çok güzel ayvası vardı. Bir gün hanımı bahçedeydi “Nazmiye Hala, Nazmiye Hala bana bir tane ayva verir misin” diye seslendim. Kovaladı beni. Annem de hep “Oğlum bir şeyi ya evde ye ya da dışarı çıktığında gören herkese ikram et. Göz hakkıdır.” derdi. Ben de mantık yürüttüm: Bahçedeki ayvayı gözüm görüyor. İstedim. Nazmiye Hala vermedi. O zaman gözümün hakkı gereği o ayva bana vacip.

Tuğçe Hanım… Sizin oralarda neler olurdu?

Tuğçe Kazaz: Benim de yedi-sekiz yılım Ayvalık ve Edremit’te geçti. Kasaba hayatını düşününce aklıma hep özgürlük gelir. Okuldan çıkıp oyun oynamaya gitmek, denize girmek, çam ormanları, çay bahçeleri…

Uzun Hikâye’ye dönelim… Bu hikâyeyi film yapmak neden bu kadar uzun sürdü?

Osman Sınav: Uzun Hikâye 11 yıldır aklımızdaydı aslında. Hatta kitabı okuması için taa o zamanlar vermiştim Kenan’a. Yıllarca kitaptaki ruhu yakalayamadık senaryoda. Bazı filmler böyledir, 8-10 yılda bir çıkar. Bu benim 10 yılda bir yapabileceğim bir film. Bu durum oyuncular için de geçerli. Bazı roller hayatta karşılarına bir kere çıkar. 11 yıl önce çekecektik diyoruz ya. Şimdi düşününce her şerde bir hayır var. İyi ki şimdi çektik. Çünkü şimdi her şey yerli yerine oturdu, nasıl denir, oldu!

Siz ikiniz anlaşmışsınız da, ya Münire?

Kenan İmirzalıoğlu: Münire kim olacak; bu bizim 11 yıllık sorumuz. Böyle büyülü bir kız olması lazım, lepiska saçlı, renkli gözlü…

Osman Sınav: Ali başından beri belli ama Münire yok.

Peki, nasıl bulundu?

Kenan İmirzalıoğlu: Osman Abi bir gün “Tuğçe Kazaz’la deneme çekimi yaptım” dedi. Ben tabii şaşırdım. Ama… Osman Abi, acele etme önce izle deyince… İzledik birlikte, gerçekten de Münire orada duruyor. Üzerinden bir gece geçti. Ertesi gün gazetede bir fotoğrafını gördüm Tuğçe’nin. Baktım, Münire orada da duruyor.

uzun-hikaye-skylife-4

Tuğçe Hanım, işler sizin cephenizde nasıl ilerledi?

Tuğçe Kazaz: Ben en son 2007’de bir televizyon filmi yaptım. Sonrasında sadece modelliğe odaklandım.
2007-2012 yılları arasında elime yedi tane senaryo geçti ama hem ben çok kararlıydım hem de gönlümü çelen bir şey çıkmadı. Derken bir gün bir ajanstan telefon geldi, Uzun Hikâye için sizi düşünüyoruz diye. Senaryoyu okudum, heyecanlandım. Görüştük, deneme çekimi yaptık. Bir ay ses çıkmadı. Ben “Herhalde olmayacak, kısmet değilmiş” dedim. Filme iki hafta vardı, Osman Bey’in mesajı geldi: “Tebrik ederim, Münire sizin. İnşallah hepimiz için hayırlısı olur.”

Kaynak-Skylife Dergisi

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunlarıda Okudular