header image
    Twitter yüklenirken lütfen bekleyiniz Osman Sınav Fan Twitter
Son Güncel Duyuruları Osman Sınav Twitter'dan Takip Edebilirsiniz!
7000'i aşkın Osman Sınav Fan Hayranları arasına katılmak için Tıklayınız!
Osman Sınav Fan Hayranları Facebook Sayfası için Tıklayınız!

yasemin_balik_star_g.jpg Büyük Müslüman komutanı Tarık bin Ziyad Endülüs’ü fethetmek için gemilerle İspanya’ya ulaştıktan sonra gemileri yaktırdı… Dönmeyi umut eden askerleri için yapmıştı bunu. Ve onlara ‘Ey mücahitler, arkanızda düşman gibi bir deniz, önünüzde deniz gibi bir düşman var, nereye kaçacaksınız’ dedi. Gemileri yakması sadece askeri bir taktik değil bir dünya görüşüydü aynı zamanda… Yasemin Balık İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı sınavlarına girerken jürinin ‘Gemileri yakan komutan kimdi?’ sorusunu doğru yanıtlamıştı. Aynı jüri bu kez Balık’ın gözlerine bakarak ‘Peki biz bu soruyu sana neden sorduk?’ deyince yine geçer not aldı: ‘Ben de burada olmak için bütün gemileri yaktım çünkü!’

Yasemin Balık, bir boksörün yaşamının anlatıldığı Pusat dizisinde Hediye adlı gazeteci rolünde. Oyunculuğun başında olduğunu biliyor, hatta bundan dolayı Pusat’ta başrolde olmasının eleştirildiğini söyleyen genç oyuncu ‘Ancak eleştirenlerin geçmişimi de bilmesi gerekiyor. Buraya kadar tırnaklarımla geldim’ diyor. Fikrimin İnce Gülü’nde Aydan Şener’in canlandırdığı karakterin gençliğini oynayan Balık hayatın karşısına çıkardığı tesadüfleri ve kendini anlattı…

Büyük Müslüman komutanı Tarık bin Ziyad Endülüs’ü fethetmek için gemilerle İspanya’ya ulaştıktan sonra gemileri yaktırdı… Dönmeyi umut eden askerleri için yapmıştı bunu. Ve onlara ‘Ey mücahitler, arkanızda düşman gibi bir deniz, önünüzde deniz gibi bir düşman var, nereye kaçacaksınız’ dedi. Gemileri yakması sadece askeri bir taktik değil bir dünya görüşüydü aynı zamanda… Yasemin Balık İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı sınavlarına girerken jürinin ‘Gemileri yakan komutan kimdi?’ sorusunu doğru yanıtlamıştı. Aynı jüri bu kez Balık’ın gözlerine bakarak ‘Peki biz bu soruyu sana neden sorduk?’ deyince yine geçer not aldı: ‘Ben de burada olmak için bütün gemileri yaktım çünkü!’

Yasemin Balık, bir boksörün yaşamının anlatıldığı Pusat dizisinde Hediye adlı gazeteci rolünde. Oyunculuğun başında olduğunu biliyor, hatta bundan dolayı Pusat’ta başrolde olmasının eleştirildiğini söyleyen genç oyuncu ‘Ancak eleştirenlerin geçmişimi de bilmesi gerekiyor. Buraya kadar tırnaklarımla geldim’ diyor. Fikrimin İnce Gülü’nde Aydan Şener’in canlandırdığı karakterin gençliğini oynayan Balık hayatın karşısına çıkardığı tesadüfleri ve kendini anlattı…

·  Ekranla tanışmanız bir reklamla olmuş. Nasıl buralara geldiniz?

Daha 17 yaşındaydım o dönemde. O da bir tanıdık aracılığıyla oldu. Sonra kameraların karşısında olmak yerine opera sınavlarına girmeye karar verdim. Sınava girmeye az bir zaman kala vazgeçip konservatuar sınavlarına girmeye tiyatrocu olmaya karar verdim ama karşıma babam çıktı…

·  Neden istemiyordu?

Tek kızdım. Karşımda kızına aşık bir baba vardı işte… Bir de orta halli bir aileydik. Babam 17 yaşında İstanbul’a gelmiş, tutunmak için çok çalışmış. En büyük yatırımı bize yapmış, hepimizi en iyi yerlerde okutmuş. O dönemler benim için yine iyi bir şey istiyordu belki de… Ama o zamanlar biraz önyargılıydı ama şimdi en büyük destekçim. Bana ‘Operaya git ama tiyatroya gitme’ dedi. Sınava bir ay kala biri ona opera okumanın çok zor olduğunu söylemiş o da bana tiyatro sınavlarına girmemin daha iyi olacağını söylemeye başladı.

MÜCADELE SIRASI BENDE

·  Babanızın sözünden çıkmayan biri misiniz, yani sonuçta hayat sizin…

Ailem beni öyle yetiştirdi ki, ‘İnandığın şey için mücadele et ama haddini de bil çünkü biz senin annen, babanız’ mesajını verdiler. Benim babam babalığını, annem anneliğini yapmıştı. Onun adına baskı diyebilirsiniz ama içinde sevgi de vardı. Lanet bir baba olsa daha kolaydı her şey ama değildi.

·  Babanızın kendisi için feragat ettiği şeyler var mıydı?

Babam hiç kimseden yardım almadan bizi okuttu. Hepimiz şu an simültane tercüme yapacak kadar iyi derecede İngilizce biliyoruz. Bunlar hep babam sayesinde oldu. Keyfine düşkün bir adam olduğu halde hep çalıştı… Kendine ayırdığı bir sigara parasıydı. Maaşını aldığında oturur annemle hesap yaparlardı. Onlar hep mücadele etmiş, şimdi sıra bende.

·  Sizin mücadeleniz nasıl başladı?

Aslında yine aile içinde başladı. Dedim ya, babam tiyatro okumamı önce istemiyordu. O ikna olduğunda sınavlara hazırlanmam için önümde 10 günlük bir dönem vardı. Benim ‘şeytan azapta gerek’ tarafım var. İnadına oraya girmek istiyordum. Onlar tatildeyken İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü sınavlarına girdim. Sınav tarihinde görülmemiş bir şey yaşadım.

·  Neydi bu görülmemiş olay?

Bunu kimselere anlatmadım bugüne kadar… Birinci sınava girdim, ‘Sonuçları iki hafta sonra açıklanacak’ dedi birileri bana. Bir ara gidip sonuçlar açıklandı mı dedim, bir de baktım ikinci sınavın sonuçları asılmış tahtaya. Geçen hafta birinci sınava katılmıştım daha, ikincisi nereden çıktı? Tabii bunları orada bulunan temizlik görevlilerine söylüyorum çünkü hocalar daha o gün ikinci sınavı yapmış ve hepsi okuldan ayrılmış. Temizlik görevlisine birinci sınavın sonuçlarını sordum. Bana çöpün içinden bir káğıt çıkardı. 12 kişi sınavı kazanmıştı ve káğıt bir yerinden yırtılmış atılmıştı. Tam sınırda ismimi buldum o káğıtta. Kazanmıştım ama beni kimse haberdar etmemiş ve ikinci sınava girememiştim. Hayatım mücadeleydi ya, orada da mücadele etmem gerekiyordu. Ortalığı yıktım… ‘O ikinci sınava gireceğim’ dedim. Orada bulunan bir hoca, sınavı yapan tüm hocaları tek tek arayarak geri çağırdı. Sadece aralarında Yıldız Kenter yoktu. Toplanıp beni sorgulayacaklardı ve sınav hakkım olsun mu olmasın mı diye karar vereceklerdi. Sınava girme hakkını kazandığım gün, sınavı kazandığım günden daha fazla sevindim. Kapıdaki simitçiye sarıldığımı hatırlıyorum. Sınav için sabah 04.00’e kadar arkadaşlarımı jüri kılığına sokup karşıma geçirdim. Onlar sordu ben yanıtladım. Bu şekilde tiyatro okumaya hak kazandım.

Kurtlar Vadisi’nde bir karede oynadım, iyi para kazandım

·  İlk oynadığınız dizi Hacı mıydı?

Hayır. Bugüne kadar 16 yapımda yer aldım. İlki 1999’da Hayat Bağları’ydı. Hatta kimse inanmıyor ama Kurtlar Vadisi’nde bile oynadım.

·  Nasıl inanmıyor?

Çünkü bir karede göründüm. Belki de dünyada bir kare gözüküp büyük bir para kazanan tek oyuncuyum.

·  Ne kadar kazandınız?

Bundan beş yıl önceydi galiba, o dönemin parasıyla 500 milyon lira aldım. Aslında iyi bir rolüm olacakken yönetmen değişti ve diğer yönetmenin aklında olmadığım için yok oldum gittim.

·  Fikrimin İnce Gülü’nde Aydan Şener’in gençliğini canlandırıyorsunuz. Sever miydiniz kendisini?

Evet, hem de çocukluğumdan beri çok severdim. Bu diziyi aslında biraz da çocuklarıma göstermek için oynadım… Çünkü küçüklüğümden beri Çalıkuşu’ndan bahsederlerdi ve oynamak istediğim bir filmdi. Bu dizi için aslında son anda elenmiştim. Benim yerime başkası seçildi. Sonra elemelerin tekrar yapılmasına karar verildi. Tesadüfen beni buldular.

·  Pusat’ta da bir gazeteciyi oynuyorsunuz…

Evet, altı yıl boyunca erkek arkadaşını bekleyen Hediye’yi canlandırıyorum. Bu günümüzde çok hayal bir şey ama olabiliyormuş işte.

·  Siz bekler miydiniz altı yıl?

Öyle sevseydim beklerdim. Yanında ne taşıdığına bağlı bu. İnsanlar ‘Hayat bana bunları yaptı’ diyor. Ben buna iyi bir örneğim aslında. Her gün ölüp her gün yeniden doğan biriyim. İnsanları sevdiğin zaman o kırılganlıkla daha seçici oluyorsun, herkesin seni hak etmediğini düşünüyorsun. Ama insanlardan nefret de edemiyorsun. Sadece silmeyi öğreniyorsun.

·  Gelecekle ilgili bir soru soralım, nasıl bir oyuncu olmak istiyorsunuz, sizin bir idolünüz var mı?

Annem en büyük idolüm. Elbette beğendiğim oyuncular var. Ama rol yapmayı reddediyorum, özgün olmak istiyorum. Annem gibi bir anne olmak istiyorum sadece…
Askerliğimi Çatalca’da yaptım

Bütün Çocuklarım, benim askerlik yaptığım dizi oldu. Çatalca’da çekimleri yapılıyordu. Kadir İnanır ve Jülide Kural başrolleri paylaştılar. Orada küçük bir rolüm vardı. Ama hemen her şeyi öğrendiğim dizi oldu o. Bir kere psikolojinizin çok güçlü olması gerektiğini öğrendim dizi çekerken. Yolun başında olduğum bir diziydi. Dokuz ay boyunca sanki bir teste tabi tutulmuş gibiydim. İnanılmaz soğuklarda, karda, tipide titreyerek çalıştık.

Kadir İnanır’ın setinde olmak çok başka bir şeydi. Ondan o ortamda bile sesimi çıkarmamayı öğrendim. Çünkü çok kötü şartlarda bile o kalibredeki insan, hiçbir şikáyette bulunmadan işini yapıyordu. Çok kırıldığım anlar oldu, tuvalete gidip ağladığım sonra tekrar gülen kadın rolünü oynadığım…

Etiketler: , , ,

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunlarıda Okudular