header image
9 Kasım 2010 Tv Dizileri 8 Yorum var
    Twitter yüklenirken lütfen bekleyiniz Osman Sınav Fan Twitter
Son Güncel Duyuruları Osman Sınav Twitter'dan Takip Edebilirsiniz!
7000'i aşkın Osman Sınav Fan Hayranları arasına katılmak için Tıklayınız!
Osman Sınav Fan Hayranları Facebook Sayfası için Tıklayınız!

Usta Yapımcı-Yönetmen Osman Sınav ilk bölümü ile soluk soluğa ve beğeniyle izlenen “İsimsiz kahramanlar için 71 dakikalık saygı duruşu” bir sınır karakolunda yaşananları anlattığı Sakarya Fırat isimli televizyon dizisi 40.Bölümü ile 10 Kasım Çarşamba günü saat 20.00′de TRT 1 ekranlarında tüm hızıyla ve tüm heyecanıyla devam ediyor.. Dizinin senaryosu Süleyman Çobanoğlu, Aybars Bora Kahyaoğlu, yönetmenliğini Raşit Çelikezer ve yapımcılığını Osman Sınav‘dan oluşan ekip üstleniyor. Sakarya Fırat dizisinin 40.Bölüm özeti ve fragmanı…

40.bölüm özeti;
SAKARYA FIRAT EFSANESİ DEVAM EDİYOR!!!

Sakarya Fırat Dizisi 40.Bölüm Fragmanı

Herkes kaçırılan Nihan’ı ararken, bütün gözler yine Osman’ın üzerinde. Osman, Nihan’ın izini sürebilmek için çareler ararken, dağın kanunları işlemeye devam ediyor. Çeliktepe kışa hazırlık yapıyor, Bakır ve Berat cephesi ise, yeni oyunlar peşinde.
Sakarya Fırat, soluksuz izleyeceğiniz bir bölümle daha ekranda…
Sakın kaçırmayın.

SAKARYA FIRAT, ÇARŞAMBA SAAT 20:00’DE TRT1’DE.

İsimsiz kahramanlar için 71 dakikalık saygı duruşu.

SAKARYA FIRAT

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunlarıda Okudular

      8 Yorum var “Sakarya Fırat Dizisi 40.Bölüm Özeti ve Fragmanı”

      • Bedia 13 Kasım 2010

        Sevgili Sakarya Fırat Ekibi…

        Ben Sakarya Fırat dizisinin ilk bölümünden itibaren sıkı bir takipçisiyim. Severek ve beğenerek izliyorum. Televizyonlarda bilinçsiz ve sorumsuz yapımların kol gezdiği bir ortamda böyle dizilerin olması bana mutluluk veriyor. Sorumlu yapımcılık politikanız için sizlere teşekkür ediyorum. Uzun süre bu ekibin ve dizinin ekranlarda kalmasını diliyorum.

        Poyraz bizlerin ailesinin bir parçası oldu artık. Her bir karakteri ayrı ayrı seviyoruz. Dizimizin oyuncuları muhteşem. Karakterleri çok çok güzel. Senaristimiz Süleyman Çobanoğlu Türkiye’de çok az senaristin yazabileceği inceden ver derinden replikler yazıyor. Vurguları çok yerinde. Bu yönlerini çok beğeniyorum…

        Tüm bu güzelliklere rağmen ben Sakarya Fırat’ın beğeniyle takip eden bir izleyicisi olarak naçizane birkaç eleştiri ve isteğimi dile getirmek istiyorum. Bunlar dikkate alınırsa bir izleyici olarak dizimizin çıtasının çok daha yükseleceğine ve daha geniş bir izleyici kitlesine ulaşacağına inanıyorum…

        *İlk sezondan bu sezona dizide önemli değişimler var. Geçen sezon daha yoğun olarak askerlerin hikayesine ve ailelerine değinilirken bu sezon bu konuda çok fazla bir şeyler izleyemedik. Dizinin çıkış sloganı 71 dakikalık saygı duruşu. Fakat son zamanlarda çok fazla Osman&Nihan ilişkisine odaklanıldığından Poyraz’ımız geri planda kalıyor. Halbuki ben daha çok Hocamı, Sait’imi, Gülüm’ü, Muharremi’mi görmek istiyorum. Onların hikayelerini duymak istiyorum. Hocamın ağzından ibretlik öyküler dinlemek istiyorum.

        *Dizide Poyrazın sahnelerine yer verilirken bazı karakterler daha fazla ön planda, diğerleri daha geride kalıyor. Gülüm Mahmut karakterini çok seviyorum ama hep onun diyalogları artık fazla gelmeye başladı. Karakterlerin diyalogları arasında daha dengeli bir dağılım olursa çok daha keyifli olacak.

        *Nihan karakteri benim için dizideki en önemli karakterlerden biri. Ama ne yazık ki çok fazla derinliği olan bir karakter değil, o nedenle bu karaktere bir türlü ısınamadım. İlk sezondan bu yana bu konuda sıkıntı var. Avukat olarak tanımlanmış olan karakter olmasına rağmen çizilen meslek tiplemesiyle çelişen bir şekilde çok pasif. Doğru dürüst repliği yok. Olaylar karşısında çok zayıf bir karakter çiziyor. Osman Kanat’ta ne kadar duygular net ise, Nihan’da o kadar belirsiz. Birde sadece Osman için acı çeken bir Nihan yerine biraz daha terör ya da bölge sorunları için koşturan, tıpkı dizinin ilk tanıtım teaser’larında olduğu gibi adalet arayan bir karakter görmek isterdim. Ama Nihan çok edilgen bir tipleme ve bu çok sinir bozucu. Onun yerine daha aktif, karakteri daha keskin, güçlü ve olayların içinde bir Nihan izlemek istiyorum.

        *Dizide sürenin azlığından mıdır bilemiyorum ama bazı konular havada kalıyor, sahne geçişleri arasında sorunlar var. Olay nasıl başladı nasıl bitti bazen anlaşılmıyor…

        *Dizilerde kötüler kolay ölmez bilinen bir durum. Ama Necla, Bakır ve Berat tiplemesinin o kadar işler karıştırıp hiçbir şekilde adaletin önüne çıkmamaları, hiçbir sorgu geçirmemeleri, her şekilde ellerini kollarını sallayarak dolaşmaları biraz mantıksız duruyor. Birde sürekli aynı kötü karakterler, onun yerinde daha farklı kötü karakterler katılarak dizinin hikayesi zenginleştirilebilir. Bu konuda dizi çok fazla kısır döngü içinde şu aralar. Daha sık konuk oyuncular görmek çok güzel olacak.

        *Bazı karakterlerin sahneleri gereksiz yere çok uzun. Örneğin Serbülent.Onun yerine daha çok Poyraz’ı izlemek isterim. Bazı sahneleri ise çok boş. Fatma Kanat muhteşem bir tipleme. Ama onun sahneleri de artık hep aynı konular etrafında dönüp duruyor. O bir asker annesi. Çok daha farklı konular içinde bir karakter çizilebilir. Ağzından buna dair güzel replikler dökülebilir. Bu konuda Sayın Çobanoğlu’nun harika şeyler çıkarabileceğinden eminim…

        *Diziye yeni karakterlerin katılması çok güzel olacaktır. Geçen bölümlerde gelen “Efrahim” karakteri Poyraz’a yeni biri geliyor diye çok heyecanlandırdı beni. Ama çok çabuk oldu bazı şeylerin bitişi. Poyraz dışında yeni karakterlerin hikayelerini izlemek harika oluyor. Geçen sezon Müge vardı, bu sezon Yeter karakteri geldi. Çok güzel oldu ama yenilerini görmek çok güzel olur. Bir doktor, öğretmen ya da farklı o bölge için çabalayan birilerini görmek, onların terörle mücadelesini izlemek muhteşem olur.

        *Dizi genelde aynı mekanlarda geçiyor. Farklı mekanlar görmek istiyorum artık.

        *En önemli sorun ise bana göre bu sezon sosyal mesajların azalması. Dizinin eski sivri ve keskin söylemleri çok azaldı. Geçen sezon Sıtkı Dede’nin ağzından harika şeyler duyuyorduk. Benzer şekilde Gülüm Mahmut olayında da bunları dinledik. Ama bu sezon yok denecek kadar az bu mesajlar. Daha çok kardeşlik, terörün ne yapmaya çalıştığı, askerlik, vatan sevgisi ve şehitlik gibi güzellikler hakkında sözler, diyaloglar, replikler duymak, sahneler izlemek istiyorum.

        Belki uzun bir yazı oldu ama bunlar benim izleyici gözüyle ekran karşısında gördüğüm bazı eksiklikler ve daha iyi bir Sakarya Fırat için haddim olmayarak da olsa isteklerim…

        Görüşlerimi ve isteklerimi dikkate alacağınızı umuyor, teşekkür ve saygılarımı sunuyorum.

      • Fnur 13 Kasım 2010

        Öncelikle Sakarya Fırat’ı dizisini en baştan beri severek izliyorum….
        Önceden bizim evde bu dizinin açılması çok zordu…Abimin zorlukla yaptığı askerlikten sonra bu diziyi izlemek kolay olmuyordu…
        Senaristin kalemini beğendiğimi ifade etmek istiyorum….Replikler özenli ve aklıda kalıcı….
        Karakterlerin harmanlanması çok özenli…

        Ancak son birkaç bölümdür,özellikle bu sezonda herşey eksik bırakılıyor gibi geliyor….
        Konu başlangıçları güzel,sonu bağlanamıyor…İlk sezona oranla bu sezon bazı şeyler havada kalıyor….Biz bu durumların havada kalmadan artık yere inmesini bekliyoruz…
        Karakterlerin hikayesi yarım….Giriş yapılıyor,gelişme ve sonuca ulaşamıyoruz…

        Adalet kavramı….Görüyoruz ki bizim dizimizde kötülere pek birşey olmuyor….Ölmeyi geçtim gözaltı bile olmuyor…ÖZellikle Bakır….Şehir eyleminden çok ucuz kurtuldu……Polis ve jandarma soruşturmaları yok…..

        Atabey kısmı…Serbülentler bile poyrazdan daha çok yer kaplıyor…Ama biz daha çok asker hikayeleri izlemek istiyoruz…Bir bakıma ailelerini,geldikleri şehirleri dinlemek istiyoruz…Ama beklentilerimiz havada kalıyor…..

        Nihan…Özellikle bu karakter kimi zaman tutarsız oluyor…Tekintaş familyasını hiç saymıyorum….

        HELİKOPTER:……En büyük eksik…..Diğer dizideki helikopteri boyayıp bizim dizmize verseniz…:)))Ne güzel olurdu…Ama içinde Cenk Kızıltan olmayacak…:))))))

        Yeni karakterler…Karakoldaki asker sayısı çok az…Aslında bir-iki kişiyle renklenebilir…..

        Sait….Onu daha çok görmek isteriz…Herşeyiyle askerliğe yakışan bir karakter…

        Daha uzun uzun yazbilirim…Ama bu kadarı kafi…..
        Her ne şekilde giderse gitsin bu diziyi bırakmayı düşünmüyorum…Sadece biraz daha dolu dolu geçsin….Herşey kötülerden yana olmasın…Bakınız;Çakma kahramam Berat…..

        İnşallah bu mailime bir cevap verirsiniz…En azından bir umut olur…Şimdiden okuduğunuz için teşekkürler….İyi günler…

      • nursel kazancı 13 Kasım 2010

        ne kadar hayal kırıklığına uğradığımı anlatmam için kelimeler kifayetsiz kalıyor…

        izlediğim tek asker dizisi KÖPRÜ dizisiydi.askerlerin yaşadıkları ,operasyonlar ,askere kurulan pusu,ihanetin vardığı son nokta ,akan kan ve dökülen gözyaşları…artık bu son dedim ilk ve son dizim olsun ,ama ne zaman ki OSMAN SINAV ismini gördüm SAKARYA FIRAT başlığını gördüm ilgimi çekti ,kadroda yer alan SÜLEYMAN KARAAHMET VE GÖKHAN SOYLU isimlerini de görünce diziyi izlemem kaçınılmazdı artık.iyi ki de izlemişim dedim taa ilk bölümle birlikte ve asla da pişman olmadım ama izlemeseydim biliyorum ki pişman olacaktım.evet diziyi çok seviyorum her karakteri ayrı ayrı seviyorum tabii benim de herkes gibi favori karakterlerim var.ilk sırayı osman kanatın aldığı hemen ardından dadaş saitin,üsteğmen hakanın ve durali başçavuşun geldiği.onlar benim için sadece sanal kahramanlar değil hayatın içinden gerçek kahramanlar.varolduklarına kesinlikle inandığım yüreği vatan sevgisiyle çarpan gerçek kahramanlar.kardeşlerim ,abilerim onlar benim.

        girişle sonraki yazdıklarım hiç uyuşmadı değil mi ,zaten beni hayal kırıklığına uğratan da konu veya oyuncular değil ,gidişat .

        fragmanı izleyince arkadaşlarla ne hayaller kurmuş neler düşünmüştük.osman dağa haber uçuran berattan şüphelenecek bakırın da bu işte parmağı olduğunu anlayıp öttürecekti bülbül gibi bakırı ama nerdeee.osman iki tehdit savurdu paşa paşa gitti karakola beklemeye başladı.hayır bir bildiği varsa keşke bize de gösterilseydi de biz de bilseydik oturduğumuz yerde kendi kendimizi yemezdik.hey gidi dağların aslanı osman sen bu hallere de mi düşecektin,nedir bu mülayimlik,süt dökmüş kedi halleri, noluyoruz demekten alamadım kendimi.berat ile bakırın planına çocuklar bile kanmazdı ama görünen o ki koskoca yaşlı başlı insanlar kanıverdiler vallahi benim 7 yaşındaki yeğenime anlatsam olayı anında anlardı beratın kendi oyunu olduğunu.haa ,bir de avukatımız var nihan,allahım yaa aklım bir türlü almıyor bu kız nasıl okumuş avukat olmuş benim bildiğim avukatlar şüpheci olur,sorgular,detaycı olur.nihancım sağolsun berata sadece beni nasıl buldun dedi ve aldığı cevabı yeterli buldu.mübarek olsun…

        ya bakırın her olaydan tereyağdan kıl çeker gibi kurtulmasına ne demeli.bazen “bunlar bizle dalga mı geçiyor acaba” diyorum kendi kendime ve her necla ile bakırın olaylardan kurtuluşuna tanık oldukça bu inancım daha da artıyor.kesin birileri bizimle dalga geçiyor…

        sonra,karakoldaki askerlerin sanki hepsi kimsesiz çocuklar,ne bir telefonları gelir ne bir mektup yazanları çıkar.allahtan mahmut ve saitin kimsesiz olduğunu biliyoruz tanıdık ve sevdik ailelerini.hatta saitin kınalı bacısını o kadar sevdik ki çok sevdiğimiz hasan hocayla başgöz etmeye kadar vardırdık işi.ama hasan hocamızın belli ki bir yarası var ..gönül yarası..çok derin…o da bizler için ayrı bir merak konusu,çok korkuyoruz dizi bitecek biz öğrenemeden diye.

        neyse bu mesaj bitmez ,devamı sonraya…

      • Burcu Aydın 13 Kasım 2010

        Sayın Osman Sınav, Sakarya Fırat’ı ilgiyle ve beğeniyle takip eden izleyicilerdenim. Öncelikle bu kalitede bir yapım ile bizleri buluşturduğunuz için sizlere teşekkürlerimi sunarım. Dizinin 71 dakikalık saygı duruşu çıkışı ve amacı onu izlenebilir kılan en önemli nedenlerden biri. Bu içerikte ve kalitede yapımların azlığı nedeniyle bizlerin gönlünü fethettiniz. Ayrıca karakterlerin sıcaklığı ve bizdenliği, bu işteki samimiyetleri ve başarıları beni bu diziye bağladı. Oyuncu seçimleri çok yerinde olmuş. Özellikle Tayanç Ayaydın başrolü başarıyla canlandırıyor. Ondan daha iyisi olabilir miydi bilmiyorum ama bizlerin gördüğü kadarıyla bu rol onun için biçilmiş sanki keza diğer oyuncular da öyle. Bu işteki samimiyetlerini ve duygularını bizlere başarılı bir şekilde aktarabiliyorlar, dahası hissettirebiliyorlar. Bu nedenle siz ve bütün ekip yaptığınız bu işle bütün saygıları ve başarı dileklerini hak ediyorsunuz.
        Ancak bazı eksiklikler ve değişimlerden hoşnut değilim. Dizide bazı konular ve hikâyeler eksik bırakılmakta ya da çok geç açıklanmakta. Örneğin geçen sezondan beri Hasan Turna karakterinin bir gönül hikâyesi olduğu biliniyor ancak onu bir türlü öğrenemedik. Bu konuya dair iki sahne verildi ve iki sahne arasında çok fazla bölüm var. Üstelik ikinci sahneden sonra da araya bölümler girdi ve bu hikâye hala gün yüzüne çıkamadı ne yazık ki. Bunun nedenini karakterler arasında rol konusunda dengeli bir dağılımın olmamasına bağlıyorum. Özellikle Poyraz’da bazı karakterler çok fazla ön plana çıkarken bazıları fazlasıyla geri planda kalmaktadırlar. Mahmut karakteri eminim ki herkesçe seviliyor ve beğeniyle izleniyor ama son zamanlarda gereğinden fazla görünmeye ve en önemlisi laubalileşmeye başladı. Komutanı ile arasındaki ast- üst ilişkisini fark edemez duruma getirildi. Onu izlemekten şikâyetçi miyim? Hayır. Sadece Poyraz Timi’nde başarılı işler çıkaracak diğer oyuncuların da ön planda olmasını istiyorum. Çağdaş Onur Öztürk ve Süleyman Karaahmet daha sık görmek istediğim oyunculardır. İkisi de daha önceki projelerinde başarılı olmuşlar ve beğenilen oyunculardır. Ancak biz onları sadece birer ikişer replikle görebiliyoruz. Hâlbuki ikisi de duygularını yansıtabilme konusunda ve izleyiciyi etkileme konusunda çok daha iyi işler çıkarabilirler. Buna ek olarak bir röportajınızda bu ülkede 30 yıldır terörün olduğundan ve o bölgede mücadele eden askerlerin hikâyelerinin ekranlara taşınmadığından bahsetmişsiniz. Evet, bu dizinin bütün izleyicileri buna katılıyordur ama biz birkaç hikâye dışında askerlere özel olarak girildiğini görmedik. Dizi giderek sadece Osman ve Nihan karakterlerinin kavuşma mücadelesini anlatmaya başladı ve bu durum bana askerlerin daha geri plana atılmaya başlandığını hissettirdi. Yani sadece Osman, Mahmut ve bir iki karakter üzerine yoğunlaşıldı. Hâlbuki her bölüm olmasa bile birkaç bölümde bir farklı askerlerin hikâyelerine girilse, detayıyla bahsedilmese bile en basitinden aileleri ile görüştürülse, birbirlerine dertleri, sevinçleri anlatılsa yani hepsini görebilsek bu durumun izleyiciyi daha memnun edeceğini düşünüyorum. Ayrıca ben kötü karakterlerin bir türlü ölememesinden ve bir türlü onlara karşı adalet mekanizmasının işlememesinden de şikâyetçiyim. Necla karakteri dizi için önemli isimlerden biri farkındayım ama mücadele edilen tek karakter o olmamalı. Onun hikâyesi bitirilemiyorsa bile diziye yeni oyuncuların katılımıyla bu durumun önüne geçilebilir. Yani Necla ve Bakır’dan başka hainler de olmalı oralarda. Bakır sürekli dinlendiğinden bahsediyor ama yaptığı eylemlerin sonunda hala serbest dolaşabiliyor. Onun hakkında hiçbir şey ispatlanmasa bile bizler en azından sorgulanmasını bekliyoruz. (Örnek; Ethem ile yapmayı planladığı bombalı eylemde onun parmağı olduğu askerlerce biliniyor ama her nedense Bakır sorgulanmıyor. Üstüne üstlük olmayan göbeğini kaşımak için güneye gidiyor !! ) Bu nedenle artık diziye yeni karakterlerin girmesi, yeni kötülerin ortaya çıkması inandırıcılık açısından çok daha iyi olur. Tabii Efrahim gibi hemen ölmeyecek yeni asker beklentilerimiz de hat safhada.
        Bir diğer konu ise Nihan karakterinin pasifliğinin verdiği rahatsızlıktır. Bu karakterin çevresine karşı ya da kendisine karşı yapılan müdahaleler sonucunda artık yetersiz sözlü eylemler dışında da hareket bekliyoruz. Gözleriyle, mimikleriyle pek çok şeyi anlatmak istiyor ama karşı çıkışı çok da iyi gerçekleştiremiyor. Ailesinin karşısında kendisini savunmak için kullandığı cümleler çok yetersiz ve kendisinin avukat olduğu düşünülünce bu yetersizlik ve sessizlik çok sinir bozucu duruyor. Üstelik 40. bölümdeki kaçırılma sahnesinde bağırmaktan öte tekmelerle hareket etse göze daha iyi görünürdü ve en önemlisi kendisine asılan amcaoğluna “ Ne yapıyorsun Berat, beni hemen eve götür” yerine her normal insanın vereceği bir tepki olan “tokat”ı yapıştırsaydı çok daha inandırıcı olurdu.
        Ve son olarak “dizifilm forumu Sakarya Fırat dizisi başlığı”ndaki arkadaşlar olarak bu dizide askeri ekipmanların kullanımını daha sıkça görmek istiyoruz. Özellikle acil durumlarda o bölgede en önemli ihtiyaçlardan biri olan askeri bir helikopter en büyük hayalimiz. İnşallah bizleri kırmaz ve bir bölümde olsa bize o keyfi yaşatırsınız. Diğer asker dizilerinde görmek ve sizin Kılıç Günü projenizde neredeyse günlük ulaşım aracı olarak kullanıldığını görmek bizim bu konudaki isteğimizi daha da körükledi. Umarım bizleri kırmazsınız.
        Yaptığınız işteki samimiyetten ve bizlere yaşattığınız seyir keyfinden dolayı sizlere teşekkürlerimi sunar ve başarılı yapımlarınızın devamını dilerim.

      • Aliyeva Seray 13 Kasım 2010

        Sayın Osman Sınav`a…
        Merhaba…Ben projelerinizi yurt dışından takip eden izleyicilerinizdenim..İlk zamanlar sizinle ilgili pek bilgi sahibi olmasam bile dizilerinizin kalitesi yurt dışında olmama rağmen tv izlememi sağladı..İster dizilerinizde isterse de filmlerde aynı tadı ala bilmek benim için çok önemliydi..Öncelikle tüm emekleriniz için çok teşekkür ederim…
        Sizin rahatsız etmemin nedeni şu anda TRT 1 ekranlarında yayınlanmakta olan Sakarya Fırat isimli dizinizle ilgili. Sayenizde Türkiye gerçeklerini tanıma imkanı buluyoruz.İster konu,ister oyuncu kadrosu tam izleme nedeni oluşturuyor insanda…Televizyon kültürü malesef aynı konular etrafında dönmeye başlamıştı..Aynı yüzler,dizi rekabeti,belki de para hırsı yapımların eksik yönlerini çoğaltıyordu.Sayenizde o eksikliği dizilerinizle özellikle Sakarya Fırat`la gideriyoruz..
        Zor dönemde askerlerin hayatını konu alan dizi yapmak hele ki şehir dışında zorluklara rağmen bu görevi devam ettirmek ancak sizin gibi ustaların işi ola bilirdi.Samimiyet ve sıcaklık,kamera arkasındaki dostluk bizlere de yansıyor..Bundan kesinlikle emin ola bilirsiniz..Bizimkisi sadece dizi izlemek değil,aynı zamanda birşeyler de öğreniyoruz..Bir taraftan tebessüm diğer taraftan hüznü tada biliyoruz.
        Son zamanlar dizideki konu karekter ve süre açısında sıkıntılar olduğunu fark etmekteyiz..
        Ne olduğu ve hangi amaçla yayınlandığı belli olmayan diziler bile saatlerce süre biliyorken Sakarya Fırat gibi her bölümünde boğazımızda birşeylerin düğümlenmesine neden olan dizi bu kadar az süre ekranda kalmayı haketmiyor..90 dakika dizi mantığı oyuncular ve set ekibi için sıkıntıya yol aça biliyor..Bu yüzden 71 dakika sloganını destekliyoruz..Fakat son aylarda dizinin süresi 60`ların altına inmekte.Bu durum bizi çok üzüyor.”71dakikalık Saygı duruşu”olarak ekranlara geliyor dizini.Ama malesef asker hikayelerini tadamıyoruz.Belli kısıtlamalar ve baskılar olucaktır elbet ama bizler askerlerimizin sevinçlerini,hüzünlerini,aileleri ile olan konuşmalarını,mektuplaşmalarını da izlemek istiyoruz..Bu işi sizden iyi kimse yapamaz bunu da biliyoruz.Dizideki yan karekterler hiçbir anlam ifade etmezken gerçek kahramanlar kenarda kalıyor.Bazı bölümler onların değil sesini duymak yüzlerini bile göremiyoruz.Siz de taktir edersiniz ki biz bu diziyi o kahramanlar için izliyoruz.Dizideki adalet kavramı da bize göre gerçek dışı olmaya başladı.Jandarma dışında polisin olmaması,kötü karekterlerin dizide tüm olaylara rağmen hala kalması bir bakıma kötülerin ölümsüzlüğüne işare eder nitelikte.Dizideki asker techizatı çok az sayıda.Bu da gerçekliği dışlayacak detaylardan..Lütfen bu konulara biraz daha özen gösterin..
        Televziyondaki en güzel asker dizisi sizin kaleminizle can buluyor.Mükemmel ola bilmek var iken kafiyle yetinmek ne sizin gibi ustaya yakışmıyor ne de bizi memnun etmiyor…
        Dilerim dizi uzun süre ve ilk sezon olduğu gibi asker dizisi tadında devam eder..
        Değerli zamanınızı ayırıp okuduğunuz için çok teşekkür ederim.
        En kısa zamanda dizide değişimler olduğunu görmek dileğiyle.
        Teşekkürler…
        Azerbaycan:Bakü;Seray Aliyeva.

      • Zeynep 14 Kasım 2010

        Sayın. Osman Sınav..

        Merhaba.. Şimdiye kadar ve Şuandada Osman Sınavın Projelerini takip etmişimdir ve her seferinde tüm projelerine hayran kalmışımdır. Süper bir yapımcı süper bir yönetmen ve süper bir kadro bunların hepsinden tek bir kişi ortaya çıkıyor Osman Sınav..
        Tüm emekleriniz için çok teşekkürler..

        Şuanda TRT1 ekranlarında karşımıza gelen Sakarya Fırat dizisini beğeniyle takip ediyor kaçırmadan izliyor her hafta merakla bekliyoruz yeni bölümlerini..
        Bu diziyle bir çok şeyi oırtaya koyursunuz bizde bir çok şey öğreniyoruz Türkiye gerçeklerini anlatan tüm hisleri bir arada yaşata bilen ağlartırken güldüren gülerken ağlalatn bir yapım Türk televizyonu öyle bir hal aldı ki nerde entika nerde saçma sapan aşk konuları var onları dizi konusu yapıp ekrana taşırken siz gecenizi gündüzünüzü katıp böyle zor dönemlerde askerlerin hayatlarını onların yaşadıgı zorlukları Kahramanlık öykülerini anlatan bir yapımı ekrana taşıryosrunuz dizideki samimyetlik sıcak kanlılık dostluk kardeşlikler okadar yerinde ve okadar güzel ki izlerken büyüleniyoruz. hele senarittimizin kalemi okadat güzelki repliklerine bayılıyorum..
        Tüm kadroya o gecelerini gündüzlerini harcayan oyunculara dizi ekibi setine sonsuz teşekkürler umarım daha çok aramızda olursunuz bu diziyle..

        Son zamanlarda bir çok şey farkettik yolunda gitmeyen öncelikle konu ve süremiz konumuz ilk sezonda belliydi ne oldugu nasıl oldgu şimdi aşırı bir derecede konularda kayma var kötü karekterlerin her yaptıgı havada kalıyor bir sonuca varılmıyor bir yere bağlanmıyor adalet ise hiç gösterilmiyor ben ki bu dünyada adalet oldguna inanmıyan bir insanım ama yinede insan bir şey bekliyor karakola alınan biri eylemde şüpeli görünen birisini yakalatıp sorgulatmak gibi yani biri geliyor evi basıyor sonra elini kolunu sallayarak gidiyor gelen jandarma ise hiç bişey yapamıyor. özellikle ısrarla bu karekterlerin ölmemesi yerine yenileri gelmemesi ve sürekli aynı kişelerden aynı takıntıları izlemek biraz monotonluk oluyor biliyoruz sırası gelince öleceklerdir ama biz dizinin sonlarında değil bunların ölüp yerine gelnelerin başka bir sebeble başka bir konuyla takıntılık yapmalarınıda bekliyoruz.

        Çeliktepe karakolu poyraz timi onlar bizden biri oldular o sıcaklıklarıyla dostluklarıyla neşeli üzüntülü halleriyle evimizden birileri ama onların hikayelerine hiç inilmiyor askerlerimizin hayatrlarını sevinçlerini üzüntülerini acılarını bilmiyoruz ne bir telefon ne bir mektup nede bir ziyaret var askerlerimize bu hayatlarınıda görmek istiyoruz dizideki kötü karekterler bir şekilde kendilerinde haklanırken ellerini kolalrını rahatlıkla sallarlarken her ayrıntılarını izlerken kahramanlarımızın bukadar az görünmesi hatta bazen hiç görünmemeleri bizim için üzücü oluyor..
        Bazı karekterlerin üstünde sürekli durulurken mesela gülüm mahmutla muharemin üstünde durulurken ki gülüm mahmutu çok severim muharemmle atışmalrıda çok komedi oluyorlar ama artık okadar çok artı ki replikleri gülüm mahmutun ve bu yüzden diğer karekter neredeyse hiç yok gibiler Sait, Sarı hocam, taner gülüm mahmutun çok başka bir mizahı var sadece muharrem üstünden kullanıyor bunu diğer karekterler üstündede yapa bilir diye düşünüyorum ortaya daha başka olaylarda çıkacaktır ve bu saydıgım karekterlerin hayatlarınıda sorunlarınıda üzüntülerinide izlemek istiyorum..

        Dizimizin süresi git gide kısalmaya başladı bu durum bizler için can sıkıcı oldu absürüt olarak adlandırıdıgm çogu dizilerin akşam başlayıp gece yarılarına kadar devam ederken bizim dizimizin süresinin git gide azalması hoşnut bir durum değil 90 dakika olsun istemiyoruz artık bir çok kişi bu kadar dizilerden sıkılırken bizim dizimizin saati 71 dakika olması çok güzeldi yalnız neredeyse bu dakika 60 dakikaya kadar indi ve bu yüzdendir galiba bazı konular havada kalıyor geçişleri tam olmuyor nerde başladı nezman başladı nerde ve enzman bitti anlıyamıyoruz kopukluklar çok oluyor.

        Nihan karekteri kızımız çok güzel çok hoş oyunculuguda iyi güzel tamam ama dizideki halleri o donukluğu olayların karşısında fazla tepkisiz kalması bu karektere ısınamadık birtürlü tamam bu sefer düzeldi bir saçmalık yapamayacak diyoruz ama ters köşe oluyoruz anında değişiyor bir bölüm söyledigini diğer bölüm unutuyor.. Avukat olmasının verdigi bir şüpe bir tedirginlik bir sorgulama göremiyoruz olaylar karşısında hereşyi bi şekilde kabullenmişlik var kendisinde ve bu çok sinir bozucu biz biraz daha ayakları yere sağlam basan daha kararlı güçlü olmasını ve sadece osman için acı çeken değilde adaleti gerçekten savunan terörle gerçekten mücadele eden ve olaylar karşısında fazlaca tepkisiz kalmamasını istiyoruz. Öyleki misal karşısnde kendisine sonderece hastalıklı bir şekilde bağlanmış ruh hastası kuzeni var bir defasında okadar çok laf saydı ki dedigi tek şey “çık dışarı berat” biz burda bir sinirli hal bekliyoruz bir tokat olmadı bir “bunu snemi söylüyorsun kendine bir bak” diyen bir cümle bekliyoruz yani olay karşısında tepkisiz değilde tepki bekliyoruz.

        Birde bir kaç bölümdür susukun sakin olan sadece tehtitle yetinen tehtit edip ama icraat göstermiyen bir osman var karşımızda biz buna alışık değiliz osman son bölümde çok soguk kanlı çok rahattı tafırları halbukisi sevdigi kız kaçırılmıştı nerde nasıl oldugunu bilmiyorken okadar rahat yatagında oturup ve sadecve bakırı kuru tehtit etmesi bizi şaşkınlıga uğrattı eski osmanı görmek o psikopat hallerinin daha fazla olmasını hani sadece tehtitle lafla değilde o dediklerini gerçekten yuapmasını bekliyrouz..

        Yeni karekterler yeni askerler yani taze kan istiyrouz bir bakıma bizler efrahimi görünce çok sevinmiştik sonunda sesimizi duydular yeni karekter yeni askerimiz geldi derken anında şehit düşmesi bir bakıma hem hayallerimizi hemde bizleri yıkmış oldu bu kadar erken gelip gidem bir asker değildi istedigimiz heleki ondan sonraki bölümde nerdeyse üzerinde hiç durulmaması sadece Osman sait sahnesi çok güzel ve yerindeydin onun dışında bişey yoktu bizler efrahim niye geldi niye gitti durumunda olduk böyle değilde yeni gelen asker o yeni gelen askerle kaynaşma ve hikayeleri istiyorum.

        Birde dizimize çok acil anlarda mesela operasyona yardım için giderken yada operasyonda yaralanana müdahale için giden helikopter hiç uğramıyor öyleki helikopter böyle bir yer için en önemli bir ulaşım aracı olmalı diye düşünüyorum.

        Bazı karekterlerin uzayan sahneleri bizi okadr çok sıkıyor ki bazen mesela atabey kısmında serbülent okadar çok yer kaplıyor ki dizide biz onun yerine poyrazın sahnelerii izlemek ve artmasını istiyoruz..

        Sanırım biraz fazla uzun bir yorum oldu ama öneri ve isteklerimi belirtmek istedim şimdiden teşekkürler..(:

      • gü-ven 14 Kasım 2010

        Sakarya Fırat dizisini severek izliyorum..gerek oyuncular açısından gerekse anlattığı hikaye ve senaristin kalemi açısından mükemmel bir yapım. Bizlere böyle güzel bir projeyi izleme fırsatı yarattığınız için sizlere teşekkürlerimi sunarım.

        Ancak son zamanlarda eksik bırakılan ve atlanan konular biraz göze batmaya başladı. Bundan ziyade bazı karakterlerin sahneleri gereksiz yere uzatılıyor ve dizinin esas kahramanları olan askerlerin hikayeleri kısalıyor maalesef. Özellikle Serbülent karakteri bu konuda çok fazla göz tırmalıyor. Her geçen bölümde sahneleri daha da artış gösteriyor ve ben yakında başrolü Tayanç Ayaydın’ın elinden alacak diye endişeliyim. :)

        Ayrıca Necla bir türlü ölmüyor.Bunu bir yere kadar anlayabilirim ama bu gibi kişilere karşı adaletin biraz daha işlevsellik kazanmasının daha iyi olacağı inancındayım. Bakır, artık sorgulanmayı hak ediyor bence. Bu açıdan kötülerin kazanmasına son verilsin artık.Necla’nın ölmemesi, Bakır’ın sorgulanmaması, Berat’ın kötüleşme yolundaki artan çabaları bir yerde engellere takılsın.

        Bu dizide görmeyi en çok istediğim şey asker hikayeleridir. Bu nedenle daha fazla Poyraz izlemek ve hikayelerini dinlemek istiyorum. Mesela Mahmut ve Tonbalığının gösterildiği kadar diğer oyuncuları da görsek çok daha güzel olacağı inancındayım. Çünkü o timde gerçekten başarılı isimler var.

        İsteklerimin ve görüşlerimin dikkate alınması dileğiyle. Teşekkürler.

      • cansu 15 Kasım 2010

        selam…

        sakarya firat dizisini ilk bölümünden belli takip ediyorum ve gercekdende cok severek seyrediyorum… cok degisik ve harika bir proje… helede poyrazi seyretmek o kadar harika ki…

        yanliz su bir kac bölümdür ne yazik ki istediklerimizi seyredemiyoruz biz askerlerin hayatlarini merak ederken cok daha baska seyler seyretmeye basladik…

        sonra o kadar seyler yarim kaliyor ki devami gelmiyor…

        en son bölümden sonra gercekdende dedim ki biz ne izledik ya bu neydi… bu bölüm fazlasiyla hayal kirikligi oldu… her gecen gün celiktepeyi izleyecegimize gereksiz karakterleri seyrediyoruz…

        mesela sari hocamdan daha fazla hikayeler duymak istiyorum ben saiti görmek istiyorum taneri vs. vs.
        askerlerin hayatlarini seyretmek istiyorum…

        tüm oyunculara ve ekipe tesekkür ederim gercekdende bize harika bölümlerde izletdiniz…
        ilerleyen zamanlar icinde bunu diliyorum…
        saygilar…

      Yorumu Yanıtla