header image
5 Haziran 2010 Tv Dizileri 5 Yorum var
    Twitter yüklenirken lütfen bekleyiniz Osman Sınav Fan Twitter
Son Güncel Duyuruları Osman Sınav Twitter'dan Takip Edebilirsiniz!
7000'i aşkın Osman Sınav Fan Hayranları arasına katılmak için Tıklayınız!
Osman Sınav Fan Hayranları Facebook Sayfası için Tıklayınız!

Usta Yapımcı-Yönetmen Osman Sınav ilk bölümü ile soluk soluğa ve beğeniyle izlenen “İsimsiz kahramanlar için 71 dakikalık saygı duruşu” bir sınır karakolunda yaşananları anlattığı Sakarya Fırat isimli televizyon dizisi 25.Bölümü 9 Haziran Çarşamba günü saat 20.00′de TRT 1 ekranlarında tüm hızıyla ve tüm heyecanıyla devam ediyor.. Dizinin senaryosu Süleyman Çobanoğlu, Aybars Bora Kahyaoğlu, yönetmenliğini Raşit Çelikezer ve yapımcılığını Osman Sınav‘dan oluşan ekip üstleniyor. Sakarya Fırat dizisinin 29.Bölüm özeti ve fragmanı…

25.bölümün özeti;
Sakarya Fırat Dizisi 25.Bölüm Fragmanı

Osman ve Nihan arasında kara bulutlar! Bütün Tekintaş’lar Berat’a tam destek vermişken, Nihan Osman’a korkunç gerçeği söylemek konusunda tereddüt içinde. Necla’nın naklediliyor olması da, Bakır için son şans. Fatma Kanat ise bir kez daha oğluna kavuşmak umuduyla otobüste. Sakarya’nın Fırat’a, Fırat’ın Sakarya’ya yolculuğu, heyecanlı bir bölümle devam ediyor.

SAKARYA FIRAT, ÇARŞAMBA SAAT 20:00’DE TRT1’DE.

İsimsiz kahramanlar için 71 dakikalık saygı duruşu.

SAKARYA FIRAT

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunlarıda Okudular

      5 Yorum var “Sakarya Fırat Dizisi 25.Bölüm Özeti ve Fragmanı”

      • mustafa temiz 8 Haziran 2010

        son zamanların en kaliteli filmi bence.

      • bumerang 11 Haziran 2010

        Sevgili Sakarya Fırat Ekibi…
        Diziyi ilk bölümünden bu yana aralıksız ve severek takip ediyorum. Sanırım sezon finalimiz yaklaşıyor. Öncelikli olarak bizleri böyle anlamlı bir yapımla buluşturduğunuz için teşekkür ediyorum.

        Benim diziyle ilgili genel olarak birkaç değerlendirmem olacak… Bazıları takdir bazıları eleştiri. Bir izleyici gözüyle her şeyin daha iyi olması için naçizane görüşler… Dikkate alırsanız sevinirim…

        İlk olarak övgülerle başlamak istiyorum;
        İkl övgü yapımcımızı, büyük ustamız Osman Sınav’a…Terör gibi lanet bir konuyu gündeme alarak, zor koşullarda böyle bir yapımla bizleri buluşturduğu için teşekkürler ediyorum. Gerçekten taşın altına elini koydu ve “71 Dakikalık Saygı Duruşu” adı altında bizlere çok güzel bir öykü izletti… Şehitlerimizi, askerlerimizi ve şehit yakınlarını bir nebze de olsa saygıyla hatırlattı…Böyle bir şeye vesile olduğu için şükranlarımı sunuyorum.

        Bir diğeri senaristimize… Gerçekten usta bir kalem…Şairliğini senaryonun içerisinde konuşturuyor. Bazen öylesine bir anlatımı oluyor ki, dizi olduğunu unutup insanı aşka şevke getiriyor. Diyalog değil sanki slogan yazıyor. Bence Türkiye’nin en iyi diyalog yazan senaristlerinden bir tanesi Süleyman Çobanoğlu… Tebrik ediyorum…

        Bir diğeri oyunculara… Onların bu dizinin bu kadar sevilmesinde rolünün büyük olduğunu düşünüyorum. Başta Tayanç Ayaydın olmak üzere hepsi ayrı ayrı muhteşemler…
        Oynamıyorlar yaşıyorlar adeta… Muhteşemler….

        A-Z’ye tüm ekibe teşekkürler ediyorum…

        Gelelim eleştirilecek konulara…
        Senaryomuz çok güzel olmakla birlikte bazı mantık hatalarını, art niyetli olmadığını bildiğim bazı kusurları bence içinde barındırıyor.

        Bunlardan ilki pek çok platformda da dile getirilen askerin zayıf gösterilmesi meselesi… Ben bunun yapılmak istemediğini biliyorum ama son birkaç bölümdür senaryodaki gidişat, “yok artık bu kadarı da olmaz” dedirtiyor. Dizide ortaya konulan durumların gerçek yaşamda da olduğunu biliyorum ama bunların bu şekilde yansıtılmasının doğru olmadığını düşünüyorum. Askerin bu şekilde kolayca tuzağa düşmesi, bir kadınla baş edememesi, defalarca elinden kaçırması ve en son bölümdeki naklediliş sahneleri… Buralarda verilmek istenen mesaj ne, çok açık değil. Bu şekilde bir yansıtılış kimlerin işine geliyor bunu sorgulamak gerek bence… Birileri bunları izledikçe lütfen kıs kıs gülmesinler lütfen…Onun için bu noktada biraz daha özen istiyorum sayın senaristimizden…

        Bir diğeri Nihan karakteri… Hikayedeki gidişatı çok değişti. Başta ne istediğini bilen, kararlı ve güçlü bir Nihan varken, şimdi karakterde tersine bir dönüşüm izliyoruz. Zayıf ve sürekli ağlayan bir ana karakter. Doğru dürüst repliği bile yok. İçi boş bir karakter. Sonra dizinin başlangıcında vaat edilen iliklere işleyecek ve üzerinden kültürlerarası çatışmanın anlatılacağı, belki önyargıların kırılmasını sağlayacak aşk öyküsüne ne oldu? Son birkaç bölümdür buna dair hiçbir şey yok… Dizide bana göre aşkın işlenişinde, ele alınışında sorunlar var. İlk 15 bölümdeki güzellik, naiflik ve tatlılık kayboldu ne yazıkki…

        Sonra bazı sahneler çok gereksiz uzatılıyor. Ana karakterlerin rolü azken yan karakterlerle fazlacana zaman kaybediliyor. Zaten dizinin süresi 71 dakika, birde bunlar eklenince “off…” dedirtiyor…

        Son olarak dizideki efektler meselesi… Bu konunun muhatabı sanırım görüntü yönetmeni… Kullanılan görüntü efektleri, özellikle çatışma sahnelerinde bazen çok basit duruyor.Bu da sahnenin inandırıcılığını kaybettiriyor.

        Biliyorum ki son derece iyi niyetle ve çok büyük özveriyle çalışıyorsunuz. Emeğinize saygı duyuyor ve teşekkür ediyorum. Ama dizimizin daha geniş kitlelere ulaşması ve izleyicisini kaybetmemesi için bir takım eleştirilerin dikkate alınması gerektiğine inanıyorum. Yoksa böyle bir yapıma yazık olacak… Bu yazdıklarım pek çok platformda dile getirilen eleştirilerin ve övgülerin kısa bir toparlaması…

        Yazın verilecek aranın ekibe iyi gelmesini ve eksiklerin giderilerek yeni sezonda bomba gibi bölümlerle uzun yıllar bizlerle olmanızı diliyorum….

      • Nihan Saraç 12 Haziran 2010

        Gerçekten harika bi ekip senaryo zaten süper emeğinize yüreğinize sağlık.

      • Aytekin Enes 17 Haziran 2010

        s.a sayin osman sinav ve ekibi diyecek birsey bulamiyorum .

        Dizi cok harika emegi gecen herkese tsk ederim basarilarinizin devamini dilerim..

        süpersiniz

        saygilar

      • Deniz Ertürk 19 Haziran 2010

        Öncelikle tüm ekibe teşekkür ediyorum. Türkiye’nin bir yerlerinde zamansız savaşların olduğunu anlatan tek dizi bence. Ama bazı sahnelerde “bu kadar olmaz” dedirtecek zayıflıklar seziliyor. Bu dizi gerçekten beni çok duygulandırıyor ve her zamanki gibi hayatıma devam ederken en azından çarşamba günleri 71 dakika boğazıma bir şeyler düğmleniyor. Bu nedenle dizinin tatile girmesine de tepkiliyim. Çünkü gerçekte tatile girmiyorlar

      Yorumu Yanıtla