header image
    Twitter yüklenirken lütfen bekleyiniz Osman Sınav Fan Twitter
Son Güncel Duyuruları Osman Sınav Twitter'dan Takip Edebilirsiniz!
7000'i aşkın Osman Sınav Fan Hayranları arasına katılmak için Tıklayınız!
Osman Sınav Fan Hayranları Facebook Sayfası için Tıklayınız!

Şimdi yeni filmler çekmek lazım cancağızım

Ebru ile minyatür birlikte dans ediyor ve Hz. Mevlânâ’nın hayatını sinema perdesinde anlatıyor. Yönetmenliğini İranlı Reza Hemmatirad’ın yaptığı filmin sanat yönetmenliğini yine İranlı fotoğrafçı Saeed Nasiri gerçekleştirdi.2007’nin dünyada Mevlânâ yılı ilan edilmesi dolayısı ile bir proje kapsamında gerçekleştirilen film sinemada ilk defa gerçekleştirilen bir yöntemle çekildi. Film teknik itibarıyla tam olarak animasyon kategorisinde adlandırılamasa da yine eski animasyon yöntemlerine başvuruluyor. Filmde sabit zeminler minyatür olarak görünürken karakterleri ebru temsil ediyor. Bunun Hz. Mevlânâ’nın ruhuna ve huyuna uygun bir tercih olduğunu söyleyen yönetmen Reza Hemmatirad, bu fikrin ilk kez Osman Sınav’ın aklına geldiğini belirtiyor. Osman Sınav’ın ‘kendi kültürüme uygun bir sanatla nasıl bir çalışma yapabilirim’ düşüncesi, ebru ustası Hikmet Barutçugil ve Reza Hemmatirad ile yollarını bu filmde kesiştirmiş. 20-25 kişilik bir ekibin senaryosunu yazdığı filmde ağır mesajlar vermeden Hz. Mevlânâ’nın hayatı kısa film olarak anlatılıyor. Tabii Hz. Mevlânâ’nın hayatındaki önemi herkesçe bilinen Şems de en az Hz. Mevlânâ kadar filmde yer alıyor. Bu yönetmenin bilinçli tercihinden kaynaklanan bir durum. Hz. Mevlânâ ile ilgili birçok şey yazılıp çizilmesine rağmen Şems hakkındaki bilgilerin sınırlı olması sebebiyle Hemmatirad, bilinçli olarak bu filmde biraz da Şems’i anlatmayı tercih etmiş. Böylelikle Hz. Mevlânâ ile Şems’in ilişkisini kimi zaman yanlış yorumlayan Batılılara da bir bakıma cevap vermek istemiş. Müziklerini İranlı bir sanatçının yaptığı filmde, karakterleri ise ünlü Türk oyuncuları seslendiriyor. Hz. Mevlânâ’yı Oktay Kaynarca, Şems’i Atilla Olgaç seslendirirken, Bahaeddin’i seslendiren Uğur Polat ise aynı zamanda filmin genel anlatıcısı.

Türk sanatları ile Mevlânâ animasyonu

Bu filmin içinde yer aldığı ve Hz. Mevlânâ yılı için üretilen proje Kültür Bakanlığı’nın desteği ile gerçekleştiriliyor. “7 Şehir” isimli proje kapsamında resim, hat, ebru, takı, kıyafet ve fotoğrafın dahil olduğu yedi sanat dalında çalışmalar bulunuyor. Hz. Mevlânâ’nın anlatıldığı yedi sanat dalında takılar Sevan Bıçakçı, ebru, fotoğraflar ve kıyafetler Reza Hemmatirad, fotoğraflar ise Saeed Nasiri tarafından hazırlandı. Fotoğrafların ana konseptini yedi vadinin oluşturduğunu söyleyen Nasiri, ilk sema gösterilerini ilk kez bu çalışma için izlediğini belirtiyor. Nasiri’nin fotoğraflarında kendisine Ermeni bir tiyatro oyuncusu mankenlik yapmış. Nasiri, fotoğraf karelerinde semaha yakın modern bir anlatımı tercih etmiş. Bu çalışmayı Hz. Mevlânâ’yı insanlara anlatma yolunda küçük bir adım olarak değerlendiren Hemmatirad, dertlerinin Batılılara bir şeyler anlatmak olmadığını söylüyor. Bunu da Batılı insanın hayatı algılayışındaki farklılığa bağlıyor. Hemmatirad; “Batılılar ile bizim aramızda genel bir fark var. Onlar çocuğu dünyaya getirir ve günahkar olduğuna inanırlar. Vaftiz yaptıktan sonra çocuğun melek olduğuna inanırlar. Bizde ise çocuk melek olarak dünyaya gelir ve sonra Adem olur. Bizde insan günahkar olduğu için meleklerden daha üstündür. Allah kendi ruhundan insana üflemiştir. Melekler ise kendi iradeleri ile hiçbir şey yapamıyorlar. İnsan isterse kötü de olabilir, Peygamberimiz gibi miraca da yükselebilir. Batılılar ile aramızdaki bu anlayış farklılığından dolayı biz onlara birçok şeyi anlatamıyoruz.” diyor.

Mevlânâ’nın Konya’ya geliş yıldönümüne rastlayan 3 Mayıs’a kadar bitirilmesi planlanan proje Kültür Bakanlığı’nın ve Konya Belediyesi’nin belirlediği illerde ve ülkelerde kitleler ile buluşacak. İlk olarak proje Konya’da kutlamalarda görücüye çıkacak. Türk, Ermeni, İranlı ve Türkmen isimlerin bir araya gelip yaptıkları proje evrensel olma özelliğini de taşıyor. Bu çalışma esnasında gerçekleştirilen resim, fotoğraf, takı ve kıyafetler özel birer çalışmanın sonucu olarak tek tek üretildi. Mevlânâ yılına özel olarak yapılan çalışmaların her birinin oldukça yüksek değerlere sahip olduğunu söyleyen Reza Hemmatirad, bir yüzüğün 15 bin dolar değerinde olduğunu belirtiyor. Bu koleksiyonun daha sonra nasıl muhafaza edileceği konusunda kesin bir şey yok. Hemmatirad, parçaların tek tek satışa çıkarılabileceği gibi bir müzenin satın alabileceğini ya da sanatçıların bir müzeye bağışlayabileceğini de söylüyor.

Zaman Gazetesi-RAHİME SEZGİN(04.02.2007-Pazar Eki)

Etiketler: , , , , , , ,

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunlarıda Okudular