header image
1 Aralık 2006 Arşivler 2 Yorum var
    Twitter yüklenirken lütfen bekleyiniz Osman Sınav Fan Twitter
Son Güncel Duyuruları Osman Sınav Twitter'dan Takip Edebilirsiniz!
7000'i aşkın Osman Sınav Fan Hayranları arasına katılmak için Tıklayınız!
Osman Sınav Fan Hayranları Facebook Sayfası için Tıklayınız!

Türk Sineması’nın unutulmaz klasikleri arasında yer alan, 1962 yılında Metin Erksan’ın yazıp yönettiği, “Acı Hayat” sinema filmi, Osman Sınav tarafından dizi filme uyarlandı.

Acı Hayat’ı yeniden çekmeye nasıl karar verdiniz?

Acı Hayat’ın reklam filmi çektiğim dönemlerde yani 80’li yıllarda, ilk uzun metrajlı filmim olarak çekmek istediğim bir projeydi. Fakat prodüktörüm, telif hakkı olarak ödememiz gereken parayı fazla buldu ve çekemedik. İlk uzun metrajlı filmini çekmek isteyen bir yönetmenin heyecanını taşırken, bu projeyi gerçekleştirememek içimde kaldı. “Acı Hayat”, bugünün sosyal koşullarına birebir uyan bir dizi film hikayesi. Sinema filminin çekildiği 1962 yılı da, zengin – fakir
ayrımının çoğalmaya başladığı bir dönem. Sosyal gerçekçiliğin ortaya çıktığı bir dönemin ürünüdür Acı Hayat..

Her ne kadar melodram olsa da, sosyal gerçekçilik tabanına oturtulmuş bir filmdir. Sosyal yarılma üzerine bir aşk hikayesidir. Bugünün gerçeklerine baktığımızda ise, sosyal yarılmanın uçuruma dönüştüğünü görüyoruz. Yarık çok daha fazla büyümüş ve uçurum hali almış. Orta sınıf diye bir şey neredeyse yok olmak üzere.. Toplumdaki tüm yozlaşmalar, bu uçurumun derinleşmesinden kaynaklanıyor. Dehşet verici düzeyde bir stres birikimi var. Bunun nedeni de sosyal dengesizlik. Böyle bir ortamda, insanların yaşama sevincini oluşturan, insanları birbirleriyle kaynaştıran, hayatla ilgili umutlarını besleyen “aşk” duygusunun kaybolduğunu görüyoruz. Hayat fenalaşıyor; gerçekten bir “acı hayat”a dönüşüyor. Dolayısıyla bu filmi diziye uyarlamak için çok doğru bir zaman olduğunu düşünüyorum.

Günümüz yapımlarının çoğunda zengin – fakir ayrımı gündeme geliyor. Acaba önceden bu fark görmezden mi geliniyordu?

Her dönemde, farklı trendler oluşuyor. Gerçekleştirilen yapımlar da söz konusu trendlerin izinden gidiyor. Demek ki böyle bir hissiyat var, böyle bir ihtiyaç var diye düşünebiliriz. Ortaya koyduğunuz yapım, toplumdaki sancıyla buluştuğunda trend oluşuyor. Ben son dönemdeki trendin oluşmasını; zengin – fakir ayrımının artık çok daha keskin çizgilerle birbirinden ayrılmasına bağlıyorum.

Siz “Acı Hayat”ı çekeceğinizi söylediğiniz dönemde, sizden önce harekete geçip benzer hikayelere sahip diziler çekilmeye başlandı. Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bizim ülkemizde; televizyon sektöründe, işler çok hızlı gelişiyor. Yapılan işleri kalitesi açısından değerlendirdiğimde, işlerin bu kadar hızlı ilerlemesinden yana olmadığımı görüyorum. Mesela senaryonun çok iyi çalışılması, mekanların çok dikkatli belirlenmesi ve casting’in titizlikle yapılması gerekiyor. Tüm bu kriterleri göz ardı ederseniz ve kısa sürede tamamlarsanız, kaliteli yapımlar ortaya koyamazsınız. Bunlar hep zaman alan şeyler. Bazen, aynı dönemlerde farklı projelere başladığım arkadaşlarımın onu bitirmiş, ondan sonraki yapımı yayından kalkmış ve üçüncü yapımına geçmeye hazırlanıyor olduğunu görüyorum. Ben ise hala o ilk projeyi yayına sokmamışım, üzerinde çalışıyorum. Olabilir tabii ki; herkesin kendine göre bir iş yapma stratejisi var. Ancak ben kalitenin göz ardı edildiği bu hızlı tempodan yana değilim. Hız olduğunda, dizi enflasyonu oluşuyor. Çöpe giden bir yığın iş ve emek oluyor. Kaliteli olan yapımın öne çıkacağından eminim… Hızlı bir şekilde ortaya konanın değil…

Etiketler: , , ,

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunlarıda Okudular